سُورَةُ البينةمَدَنِيَّة ۝ ٨ آيَة

98. Beyyine Suresi (The Clear Proof) · 8 ayet · Medenî

🕮 Sayfa görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
سُورَةُ البينةمَدَنِيَّة ۝ ٨ آيَة

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

değillerdiNotidilerwerekimselerthose whoinkar eden(ler)disbelievedehlindenfrominsanlar(the) PeopleKitapof the Bookve müşrikler(den)and the polytheistsbırakılacakto be abandoneddekuntilkendilerine gelinceye(there) comes to themaçık kanıtthe clear evidence
🇹🇷 98:1 Kitap ehlinden ve müşriklerden (Hakk'ı) tanımayanlar, kendilerine açık delil gelinceye kadar inkârlarından ayrılacak değillerdi.
bir elçiA Messengertarafından (gönderilen)fromAllahAllahokuyanrecitingsahifelerpagestertemizpurified
🇹🇷 98:2 (Bu delil), tertemiz sayfaları okuyan, Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberdir.
onda vardır (sahifelerde)WhereinKitaplar(are) writingsdoğru değerli'correct
🇹🇷 98:3 O sayfalarda, en doğru hükümler vardır.
veAnd notayrılığa düşmedilerbecame dividedolanlarthose whoverilmişwere givenKitapthe Bookancak (düştüler)until(ondan) sonrafromsonraafterne kiwhatkendilerine geldicame (to) themaçık kanıt(of) the clear evidence
🇹🇷 98:4 Kitap ehli, ancak kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.
oysaAnd notkendilerine emredilmedithey were commandeddışında (bir şey)exceptkulluk etmelerito worshipAllah'aAllahhalis kılarak(being) sincereO'nato Himdini(in) the religionbirleyerekuprightve kılmalarıand to establishnamazıthe prayerve vermeleriand to givezekatıthe zakahişte budurAnd thatdin(is the) religiondoğruthe correct
🇹🇷 98:5 Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.
şüphesizIndeedkimselerthose whoinkarcı(lar)disbelieveehlindenfrominsanlar(the) PeopleKitap(of) the Bookve ortak koşanlarand the polytheistsiçindedirler(will be) inateşi(the) Firecehennem(of) Hellsürekli olarakabiding eternallyoradathereinişteThose onlartheyen şerlisidir(are the) worstyaratılmışların(of) the creatures
🇹🇷 98:6 Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir.
şüphesizIndeedkimselerthose whoinanan(lar)believeve yapanlarand doiyi işlerrighteous deedsiştethose onlartheyen hayırlısıdır(are the) bestyaratılmışların(of) the creatures
🇹🇷 98:7 İnanan ve güzel amel işleyenler de insanların en hayırlılarıdır.
onların mükafatıTheir rewardkatında(is) withRableritheir Lord cennetleridirGardensAdn(of) Eternityakanflowaltlarındanfromonların altındanunderneath themırmaklarthe riverssürekli kalacaklarıwill abideiçindethereinebediforeverrazı olmuştur(will be) pleasedAllahAllahonlardanwith themonlar da razı olmuşlardırand they (will be) pleasedO'ndanwith HimbuThatmahsustur(is) for whoeversaygı gösterenefearedRabbinehis Lord
🇹🇷 98:8 Rableri katında onların mükâfatı, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleridir. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte bu mükâfat, Rabbine saygı gösterene mahsustur.