ne zaman kiThen whenikisi (Allah'ın emrine) teslim oluduboth of them had submittedve (çocuğu) yıktıand he put him downalnı üzerineupon his forehead
🇹🇷 37:103 Ne zaman ki ikisi de bu şekilde Allah'a teslim oldular, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırdı.
ve biz ona seslendikAnd We called out to himdiyethatey İbrahimO Ibrahim
🇹🇷 37:104 Biz de ona şöyle seslendik: "Ey İbrahim! "
andolsunVerilysen doğruladınyou have fulfilledrüyayıthe visionelbette bizIndeed, Weişte böylethusmükafatlandırırız[We] rewardgüzel davrananlarıthe good-doers
🇹🇷 37:105 "Rüyana gerçekten sadakat gösterdin, şüphesiz ki, biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız."
gerçektenIndeedbuthismuhakkak o(was) surely [it]bir imtihandırthe trialapaçıkclear
🇹🇷 37:106 "Şüphesiz ki bu apaçık bir imtihandı." (dedik)
ve fidye olarak ona verdikAnd We ransomed himbir kurbanlıkwith a sacrificebüyükgreat
🇹🇷 37:107 Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.
ve (iyi bir ün) bıraktıkAnd We leftonafor himarasındaamongsonra gelenlerthe later generations
🇹🇷 37:108 Kendisine sonradan gelenler içinde iyi bir nâm bıraktık.
selam olsunPeace beüzerineonİbrahimIbrahim
🇹🇷 37:109 Selam olsun İbrahim'e...
işte böyleThusbiz mükafatlandırırızWe rewardgüzel davrananlarıthe good-doers
🇹🇷 37:110 İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
çünkü oIndeed, he (was)bizim kullarımızdandıofkullarımızOur slavesmü'minbelieving
🇹🇷 37:111 Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
ve ona müjdeledikAnd We gave him glad tidingsİshak'ıof Isaacbir peygamber olaraka Prophetiyilerdenamongsalihlerthe righteous
🇹🇷 37:112 Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak üzere İshak'ı müjdeledik.
ve bereketler verdikAnd We blessedkendisinehimveand [on]İshak'aIsaaconların neslindenAnd ofsoylarıtheir offspringiyi hareket eden de var(are) good-doersve zulmeden deand unjustkendisineto himselfaçıkçaclear
🇹🇷 37:113 Hem ona hem İshak'a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de açıkça kendi nefsine zulmedenler var.
ve andolsunAnd verilylutuflarda bulundukWe conferred FavorMusa'yauponMusaMusave Harun'aand Harun
🇹🇷 37:114 Andolsun ki biz Musa ile Harun'a da nimetler verdik.
ve onları kurtardıkAnd We saved both of themve kavimleriniand their peoplesıkıntıdanfromsıkıntıthe distressbüyükthe great
🇹🇷 37:115 Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
ve onlara yardım ettikAnd We helped themböylece oldularso they becamekendileriso they becameüstün gelenler(den)the victors
🇹🇷 37:116 Hem yardım ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.
ve onlara verdikAnd We gave both of themKitabıthe Bookaçık ifadelithe clear
🇹🇷 37:117 Hem kendilerine o belli kitabı (Tevrat'ı) verdik.
ve onları ilettikAnd We guided both of themyola(to) the Pathdoğruthe Straight
🇹🇷 37:118 Kendilerini doğru yola çıkardık.
ve (iyi bir ün) bıraktıkAnd We leftonlarafor both of themarasındaamongsonra gelenlerthe later generations
🇹🇷 37:119 Sonrakiler içinde onlara iyi bir nam bıraktık:
selam olsunPeace beMusa'yauponMusaMusave Harun'aand Harun
🇹🇷 37:120 Selam olsun, Musa ile Harun'a.
elbette bizIndeed, Weişte böylethusmükafatlandırırızrewardgüzel davrananlarıthe good-doers
🇹🇷 37:121 İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
çünkü ikisi deIndeed, both of thembizim kullarımızdandı(were) ofkullarımızOur slavesinananbelieving
🇹🇷 37:122 Çünkü onların ikisi de bizim mümin kullarımızdandı.
ve şüphesizAnd indeedİlyasElijahelçilerdendi(was) surely ofelçilerthe Messengers
🇹🇷 37:123 Şüphesiz İlyas da gönderilen peygamberlerdendir.
haniWhendemişti kihe saidkavmineto his peoplekorunmaz mısınız?Will notkorkarsınızyou fear
🇹🇷 37:124 Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
Ba'l'e-mi yalvarıyorsunuz?Do you callBa'l'eBaalve bırakıyorsunuzand you forsakeen güzelini(the) Bestyaratıcıların(of) Creators
🇹🇷 37:125 Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
Allah'ı?Allahsizin Rabbinizyour Lordve Rabbiand (the) Lordatalarınızın(of) your forefathersönceki(of) your forefathers
🇹🇷 37:126 Hani o kavmine: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız? Yaratanların en güzeli olan, sizin de Rabbiniz, daha önceki atalarınızın da Rabbi bulunan Allah'ı bırakıp da "Ba'l'e" (Ba'l ismindeki puta) mi yalvarıyorsunuz?" dedi.
Mahmoud Khalil Al-Husary