ve yaptıkAnd We madeonun zürriyetinihis offspringonları[they]kalıcıthe survivors
🇹🇷 37:77 Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
ve (iyi bir ün) bıraktıkAnd We leftonafor himarasındaamongsonra gelenlerthe later generations
🇹🇷 37:78 Hem de sonradan gelenler içinde güzel bir namını bıraktık.
selam olsunPeace beNuh'auponNûhNuhiçindeamongalemlerthe worlds
🇹🇷 37:79 Bütün âlemler içinde Nuh'a selam olsun.
şüphesiz bizIndeed, Weişte böylethusmükafatlandırırız[We] rewardgüzel davrananlarıthe good-doers
🇹🇷 37:80 İşte biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
çünkü oIndeed, hebizim kullarımızdandır(was) ofkullarımızOur slavesinananbelieving
🇹🇷 37:81 Çünkü o bizim mümin kullarımızdandı.
sonraThensuda boğdukWe drownedötekilerinithe others
🇹🇷 37:82 Sonra diğerlerini suda boğduk.
ve şüphesizAnd indeedonun kolundan idiamongtürühis kindİbrahim de(was) surely Ibrahim
🇹🇷 37:83 Şüphesiz ki İbrahim de onun kolundandı.
ziraWhengelmiştihe cameRabbine(to) his Lordbir kalb ilewith a hearttertemizsound
🇹🇷 37:84 Çünkü o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmişti.
haniWhendemişti kihe saidbabasınato his fatherve kavmineand his peopleneyeWhat is ittapıyorsunuzyou worship
🇹🇷 37:85 O babasına ve kavmine şöyle demişti: "Siz nelere tapıyorsunuz?"
uydurmaIs it falsehood tanrılar (mı?)godsbırakıpother thanAllah'ıAllah istiyorsunuz(that) you desire
🇹🇷 37:86 "Yalancılık etmek için mi Allah'tan başka ilâhlar istiyorsunuz?"
nedir?Then whatzannınız(do) you thinkRabbi hakkındaabout (the) Lordalemlerin(of) the worlds
🇹🇷 37:87 "Siz âlemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?"
baktıThen he glancedgöz ataraka glanceyıldızlaraatyıldızlarthe stars
🇹🇷 37:88 Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
ve dediAnd he saidelbette benIndeed, I amhastayımsick
🇹🇷 37:89 Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.
bunun üzerine kaçtılarSo they turned awayondanfrom himarkalarını dönüpdeparting
🇹🇷 37:90 O zaman arkalarını dönerek başından kaçışıverdiler.
o da gizlice sokulduThen he turnedonların tanrılarınatoilahlarıtheir godsve dediand saidyemez misini?Do notyersinizyou eat
🇹🇷 37:91 Derken bir kurnazlıkla onların ilâhlarına vardı da, "Buyursanıza, yemez misiniz?" dedi.
neyiniz var?What (is)sizin içinfor youkonuşmuyorsunuznotkonuşursunuzyou speak
🇹🇷 37:92 (Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
ve gizlice sokulupThen he turnedüzerlerineupon themdarbe indirdistrikingsağ eliylewith the right hand
🇹🇷 37:93 Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
hemen gittilerThen they advancedonatowards himkoşarakhastening
🇹🇷 37:94 Bunun üzerine birbirlerine girerek ona yürüdüler.
dediHe saidşeylere-mi tapıyorsunuz?Do you worshipşeylerewhatyonttuğunuzyou carve
🇹🇷 37:95 İbrahim dedi ki: "A, siz kendi yonttuğunuz şeylere mi tapıyorsunuz?"
oysa AllahWhile Allahsizi yaratmıştırcreated youve (bu şeyleri)and whatyaptığınızyou make
🇹🇷 37:96 "Halbuki sizi de yaptıklarınızı da Allah yaratmıştır."
dedilerThey saidyapınBuildonun içinfor himbir binaa structureve onu atınand throw himateşeintoalevli ateşthe blazing Fire
🇹🇷 37:97 Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.
ve istedilerAnd they intendedonafor himbir tuzak kurmaka plotbiz de onları kıldıkbut We made themaşağılıklardanthe lowest
🇹🇷 37:98 Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha alçak düşürdük.
ve dedi kiAnd he saidelbette benIndeed, I amgideceğimgoingRabbimetoRabbimmy LordO beni doğru yola iletecekHe will guide me
🇹🇷 37:99 Bir de dedi ki: "Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu gösterir."
RabbimMy Lordlutfetgrantbanameiyilerden (bir çocuk)ofsalihlerthe righteous
🇹🇷 37:100 "Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir oğul) ihsan et!"
ona müjdeledikSo We gave him the glad tidingsbir erkek çocukof a boyhalimforbearing
🇹🇷 37:101 Biz de kendisine yumuşak huylu bir oğul müjdeledik.
ne zaman kiThen when(çocuk) erişince;he reachedonun yanındathe (age of) working with himkoşma çağınathe (age of) working with him(İbrahim ona) dedihe saidey yavrumO my sonşüphesiz ki benIndeed, Igörüyorumhave seenuykudainrüyathe dreambenthat I amseni kesiyorumsacrificing you(düşün) bakso lookne?whatgörüyorsun (dersin)you seedediHe saidey babacığımO my fatheryapDoşeyiwhatsana emredilenyou are commandedbeni bulacaksınYou will find meeğerifdilerseAllah willsAllahAllah willssabredenlerdenofsabredenlerthe patient ones
🇹🇷 37:102 Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
Mahmoud Khalil Al-Husary