☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve bir ayetAnd a Signonlar içinfor themtaşımamızdır(is) thattaşıdıkWe carriedonların çoçuklarınıtheir offspringgemideingemithe shipdoluladen
🇹🇷 36:41 Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.
ve yaratmamızdırAnd We createdkendilerinefor themonun gibifromonun benzerleri(the) likes of itşeylerwhatbineceklerithey ride
🇹🇷 36:42 Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.
ve eğerAnd ifdilesekWe willonları (suda) boğarızWe could drown themolmazthen notimdad (eden)(would be) a responder to a cryonlarafor themve ne deand notonlartheykurtarılmazlarwould be saved
🇹🇷 36:43 Eğer dilesek onları boğarız da o zaman ne onların feryadına yetişen bulunur, ne de onlar kurtarılır.
ancakExceptbir rahmet (vardır)(by) Mercybizdenfrom Usve yaşatmaand provisionkadarforbir süreyea time
🇹🇷 36:44 Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.
ve zamanAnd whendendiğiit is saidonlarato themsakınınFearolanlardanwhatönünüzdeki(is) before youönünüzdeki(is) before youve olanlardanand whatarkanızdaki(is) behind youumulur kiso that you mayesirgenirsinizreceive mercy
🇹🇷 36:45 Durum böyle iken onlara: "Önünüzdekinden ve arkanızdakinden korkun ki size rahmet edilsin" denildiği zaman,
zatenAnd notonlara gelmezcomes to themhiçbirofayeta Signayetlerindenfromayetler(the) SignsRabblerinin(of) their Lordolmadıklarıbutonlartheyondanfrom ityüz çevirmişturn away
🇹🇷 36:46 Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
ve zamanAnd whendendiğiit is saidonlarato theminfak edinSpendsize verdiği rızıktanfrom whatsize rızık verdi(has) provided youAllah'ınAllahderlerSaidnankörlerthose whoinkâr ettilerdisbelievedkimselereto those whoinanan(lara)believedbiz mi yedirelim?Should we feedkimseyewhomdilediği takdirdeifAllah dilediAllah willed Allah'ınAllah willed yedireceğiHe would have fed himhayırNotsiz(are) youdoğrusuexceptiçindesinizinbir sapıklıkan errorapaçıkclear
🇹🇷 36:47 Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.
ve diyorlarAnd they sayne zaman?When (is)buthistehdid (ettiğiniz azab)promiseeğerifisenizyou aredoğru söylüyor(lar)truthful
🇹🇷 36:48 Yine onlar: "Eğer doğru söylüyorsanız bu (kıyamet) vaadi ne zaman?" diyorlar.
beklemiyorlarNotbeklerlerthey awaitbaşka bir şeyexceptkorkunç sestena shoutbir tekoneansızın onları yakalarit will seize themve onlarwhile theyçekişip dururlarkenare disputing
🇹🇷 36:49 Onlar sadece bir tek çığlığa bakıyorlar, bir çığlık ki, onlar çekişip dururken kendilerini yakalayıverir.
artıkThen notgüçleri yetmezthey will be ablebir vasiyete(to) make a willne deand notailelerinetokavimleritheir peopledönmeyethey (can) return
🇹🇷 36:50 O zaman bir vasiyette bile bulunamazlar. Ailelerine de dönemezler.
ve üflendiAnd will be blownsur'a[in]sûrthe trumpetişteand beholdonlarTheykabirlerdenfromkabirlerthe gravesRablerinetoRableritheir Lordkoşuyorlar[they] will hasten
🇹🇷 36:51 Sûr'a üfürülmüştür, bir de ne baksınlar kabirlerinden Rablerine doğru akın ediyorlar.
dedilerThey [will] sayeyvah bizeO woe to uskim?Whobizi kaldırdıhas raised usyattığımız yerdenfromuyuduğumuz yerour sleeping placeişte budurThis (is)şeyWhatva'dettiği(had) promisedRahman'ınthe Most Graciousdemek doğru söylemişand told (the) truthpeygamberlerthe Messengers
🇹🇷 36:52 Onlar: "Eyvah başımıza gelenlere! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? O Rahmân'ın vaad buyurduğu işte bu imiş. Gönderilen peygamberler de doğru söylemişler" derler.
hayırNotolurit will besadecebutgürültüa shoutbir teksinglehemenso beholdonlarınTheyhepsiallhuzurumuzabefore Usgetirilirler(will be) brought
🇹🇷 36:53 Başka değil, sadece bir tek çığlık olmuş, derhal hepsi toplanmış huzurumuza getirilmişlerdir.
o günSo this Dayhaksızlık yapılmaznothaksızlığa uğratılırwill be wrongedhiç kimseyea soulhiçbir şekilde(in) anythingveand notsiz cezalandırılmazsınızyou will be recompenseddışındaexceptolduklarınızın(for) whatidinizyou used (to)yapmışdo
🇹🇷 36:54 Artık bugün hiç kimseye zerre kadar zulmedilmez. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.