☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
veAnd notbiz indirmedikWe sent downüzerineuponkavmininhis peopleondan sonraafter himondan sonraafter himhiçbiranyorduhostgöktenfromgökthe heavenveand notdeğildikwere Weindirici(to) send down
🇹🇷 36:28 Biz arkasından kavminin üzerine bir ordu indirmedik, indirecek de değildik.
hayırNotolduit wassadecebutkorkunç gürültüa shoutbir tekonehementhen beholdonlarTheysönüverdiler(were) extinguished
🇹🇷 36:29 Sadece bir gürültü oldu, onlar da hemen sönüverdiler.
ey (ah!) yazıkAlasşu kullaraforkullarthe servantsonlara gelmez kiNotonlara geldicame to themhiçbiranyelçiMessengermutlakabutonlarthey didonunlamock at himalay ederlerdimock at him
🇹🇷 36:30 Yazıklar olsun o kullara ki, kendilerine glen her bir peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
görmediler mi?Do notgörürlerthey seenicehow manyyok ettikWe destroyedkendilerinden öncebefore themnesillerdenofnesillerthe generationsonlarThat theykendilerineto thembir daha dönmezlerwill not returndönmezlerwill not return
🇹🇷 36:31 Görmediler mi ki, kendilerinden önce nice kuşakları helak etmişiz. Onlar artık kendilerine dönüp gelmiyorlar.
ancakAnd surelyhepsiallzamanthentoplandığıtogetherhuzurumuzabefore Usgetirileceklerdir(will be) brought
🇹🇷 36:32 Onların hepsi toplanıp, sadece bizim huzurumuza getirilmişlerdir.
ve bir ayettirAnd a Signonlar içinfor themtoprak(is) the earthölüdeadbiz onu dirilttikWe give it lifeve çıkardıkand We bring forthondanfrom itdanegrainve ondanand from ityiyorlarthey eat
🇹🇷 36:33 Hem bir delildir onlara ölü toprak. Biz ona hayat verdik ve ondan taneler çıkardık da ondan yiyip duruyorlar.
ve yarattıkAnd We placedoradathereinbahçelerigardenshurmaofhurma ağaçlarıdate-palmsve üzümand grapevinesve akıttıkand We caused to gush forthoradain itçeşmelerdenofpınarlarthe springs
🇹🇷 36:34 Biz orada hurmalıklardan, üzüm bağlarından bahçeler yaptık. İçlerinde pınarlardan sular fışkırttık.
yemeleri içinThat they may eatonun ürünündenofmeyvesiits fruitveAnd notemeğindenmade itellerinintheir handshala şükretmiyorlar mı?So will notşükretmelerithey be grateful
🇹🇷 36:35 (Bunu), Onun ürününden ve kendi elleriyle yaptıklarından yesinler diye (yaptık). Hâlâ şükretmeyecekler mi?
ne yücedirGlory beO (Allah) ki(to) the One Whoyaratmıştırcreatedçiftleri(in) pairsbütünallbitirdiklerindenof whatbüyürgrowstoprağınthe earthveand ofkendilerindenthemselvesve nice şeylerdenand of whatbilmediklerinotbilirlerthey know
🇹🇷 36:36 Yerin bitkilerinden, kendi nefislerinden ve daha bilemeyecekleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ın şanı ne yücedir.
ve bir ayettirAnd a Signonlar içinfor themgece(is) the nightsoyup alırızWe withdrawondanfrom itgündüzüthe daybirdenThen beholdonlarTheykaranlıkta kalıverirler(are) those in darkness
🇹🇷 36:37 Gece de onlara bir delildir. Biz ondan gündüzü soyar çıkarırız, bir de bakarlar ki karanlığa dalmışlar.
ve güneşAnd the sunakıp giderrunskarar bulacağı yereto a term appointedkendininfor itbuThattakdiridir(is the) Decreeüstün olanın(of) the All-Mightyve bileninthe All-Knowing
🇹🇷 36:38 Güneş de bir delildir ki kendi yolunda akıp gidiyor. İşte bu çok güçlü ve her şeyi bilen Allah'ın takdiridir.
ve ayaAnd the moon tayin ettikWe have ordained for itkonaklarphasesnihayetuntilbir hale geldiit returnshurma sapına benzerlike the date stalkeski kuru'the old
🇹🇷 36:39 Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.
neNotgüneşthe sunmümkün oluris permittedona (aya)for it erişmesithatyetişirit overtakesayathe moonne deand notgecethe nightönüne geçebilir(can) outstripgündüzünthe dayve hepsibut allbir felekte (yörüngede)inbir yörüngean orbityüzmektedirlerthey are floating
🇹🇷 36:40 Ne güneşin aya çatması yaraşır, ne de gece gündüzü geçebilir; onların her biri kendi yörüngesinde yüzerler.
🔬 İlim notuNe güneş aya yetişebilir ne gece gündüzü geçebilir; her biri bir yörüngede yüzer.
"Yüzer" (yesbehûn) fiili, gök cisimlerinin uzayda süzülen hareketini şaşırtıcı isabetle resmeder.