☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve onlarAnd those whoyalvarmazlar(do) notyalvarırlarinvokeile beraberwithAllahAllahtanrıyagodbaşkaanotherveand (do) notöldürmezler[they] killcanıthe soulöyle kiwhichharam ettiğiAllah has forbiddenAllah'ınAllah has forbiddendışındaexcepthak(lı sebep)by rightveand (do) notzina etmezlercommit unlawful sexual intercourseve kimAnd whoeveryaparsadoesbunlarıthatbulurwill meetcezasınıa penalty
🇹🇷 25:68 Yine onlar ki, Allah ile beraber başka bir tanrıya yalvarmazlar, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ve zina etmezler. Bunları yapan günahı(nın cezasını) bulur.
kat kat yapılırWill be doubledonun içinfor himazabthe punishmentgünü(on the) Daykıyamet(of) Resurrectionve kalırand he will abide foreveronun içindethereinhor ve hakir olarakhumiliated
🇹🇷 25:69 Kıyamet günü azabı kat kat olur ve orada alçaltılmış olarak temelli kalır.
dışındaExceptkimse(ler)(he) whotevbe edenrepentsve iman edenand believesve yapanlarand doesbir işrighteous deedsfaydalırighteous deedsiştethen (for) thosedeğiştirecektirAllah will replaceAllahAllah will replaceonların kötülüklerinitheir evil deedsiyiliklere(with) good onesveAnd isAllahAllahçok bağışlayandırOft-Forgivingçok esirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 25:70 Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışlarda bulunanlar başka; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.
ve kimAnd whoevertevbe ederrepentsve yaparsaand doesfaydalı işrighteous (deeds)şüphesizthen indeed, hedönerturnsAllah'atoAllahAllahtevbesi kabul edilmiş olarak(with) repentance
🇹🇷 25:71 Ve her kim tevbe edip iyi davranış gösterirse, şüphesiz o, tevbesi kabul edilmiş olarak Allah'a döner.
onlarAnd those whoşahitlik etmezler(do) notşahitlik edinbear witnessyalan ve boş söze(to) the falsehoodve ne zaman kiand whenrastlarlarthey passboş sözeby futilitygeçip giderlerthey passvekar ile(as) dignified ones
🇹🇷 25:72 Ve onlar ki, yalan şahitlik etmezler, boş bir şeye rastladıkları zaman vakar ile (oradan) geçip giderler.
ve onlarAnd those whozamanwhenhatırlatıldığıthey are remindedayetleriof (the) VersesRablerinin(of) their Lorddavranmazlar(do) notdüşerlerfallonlara karşıupon themsağırdeafve körand blind
🇹🇷 25:73 Kendilerine Rablerinin âyetleri hatırlatıldığında ise, onlara karşı sağır ve kör davranmazlar.
ve onlarAnd those whoderlersayRabbimizOur LordlutfeyleGrantbizeto useşlerimizifromeşlerimizour spousesve çocuklarımızıand our offspringsevincicomfortgözler(to) our eyesve bizi yapand make usmuttakilerefor the righteousöndera leader
🇹🇷 25:74 Ve onlar ki: "Ey Rabbimiz! Bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla ve bizi takva sahiplerine önder kıl" derler.
işte onlarThoseödüllendireleceklerdirwill be awardedsaraylardathe Chamberkarşılıkbecausesabretmelerinethey were patientve karşılanacaklardırand they will be metoradathereinbir sağlık dileği(with) greetingsve selam ileand peace
🇹🇷 25:75 İşte onlar, sabretmelerine karşılık cennetin en yüksek makamları ile mükafatlandırılacaklar, orada hürmet ve selamla karşılanacaklardır.
ebedi kalacaklardırWill abide foreveroradain itne güzelGoodkarargahtır(is) the settlementve makamdırand a resting place
🇹🇷 25:76 Orada ebedî kalacaklar, orası ne güzel bir konak ve ne güzel bir makamdır.
de kiSayne diye?Notdeğer versinwill caresizefor youRabbimmy Lordolmadıktan sonraif notdu'anız (ibadetiniz)your prayer (is to Him)andolsunBut verilyyalanladınızyou have deniedbu yüzdenso soonolacaktırwill be(azab) kaçınılmazthe inevitable (punishment)
🇹🇷 25:77 (Resulüm!) De ki: "Rabbim size ne kıymet verir duanız olmasa? (Ey inkârcılar! Size bildirdiklerini) kesinkes yalan saydınız; o halde azab yakanızı bırakmayacaktır!