☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
onlar kiThose whogözetleyip dururlarare waitingsizifor youeğerThen if(nasib)olursawassizefor youbir fetiha victoryAllah'tanfromAllahAllahderlerthey saydeğil miydik?Were notbiz dewesizinle beraberwith youve eğerBut ifolursa(there) waskafirlerinfor the disbelievers(savaşta) bir payıa chancederlerthey saidbiz üstünlük sağlamadık mıDid notüstünlüğümüz varwe have advantagesizeover youve sizi korumadık mı?and we protected youmü'minlerdenfrommüminlerthe believersartık AllahAnd Allahhükmedecekwill judgearanızdabetween yougününde(on the) Daykıyamet(of) the Resurrectionve aslaand neververmeyecektirwill makeAllahAllahkafirlerefor the disbelieverskarşıovermü'minlerethe believersbir yola way
🇹🇷 4:141 Onlar sizi gözetleyip dururlar. Eğer Allah tarafından size bir zafer nasip olursa: "Biz sizinle beraber değil miydik?" derler. Şayet kâfirlerin zaferden bir payı olursa: (Bu defa da onlara): "Size üstünlük sağlayarak sizi müminlerden korumadık mı?" derler. Allah, kıyamet gününde aranızda hükmünü verecektir. Allah, müminlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.
şüphesizIndeediki yüzlülerthe hypocritesaldatmağa çalışırlar(seek to) deceiveAllah'ıAllahoysa Oand (it is) Heonları aldatırwho deceives themzamanAnd whenkalktıklarıthey standnamazafornamazthe prayerkalkarlarthey standüşene üşenelazilygösteriş yaparlarshowing offinsanlara(to) the peopleanmazlarand nothatırlarlarthey rememberAllah'ıAllahancakexceptbiraza little
🇹🇷 4:142 Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar.
yalpalayıp dururlarWaveringaradabetweenbuthatnenotbunlaratobunlarthesene deand notonlaratoişte onlarthoseve kimseyeAnd whoeverşaşırttığıhas been lead astrayAllah'ın(by) Allah bulamazsınthen neverbulursunyou will findonafor himbir (çıkar) yola way
🇹🇷 4:143 Münafıklar, küfür ile iman arasında bocalamaktadırlar. Ne bu müminlere bağlanırlar, ne de şu kâfirlere. Allah kimi doğru yoldan saptırırsa, sen artık ona kurtuluş yolu bulamazsın.
EyO youkimselerwhoinanan(lar)believe[d]edinmeyin(Do) notalırlartakekafirlerithe disbelieversdost(as) alliesbırakıpfromyerineinstead ofmü'minlerithe believersmi istiyorsunuz?Do you wishvermekthatyaparsınızyou makeAllah'afor Allahaleyhinizde olacakagainst youbir delilan evidenceapaçıkclear
🇹🇷 4:144 Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah'a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?
doğrusuIndeediki yüzlülerthe hypocritestabakasındadırlar(will be) inderinliklerthe depthsen aşağıthe lowestateşinofateşthe Fireve aslaand neverbulamazsınyou will findonlar içinfor themhiçbir yardımcıany helper
🇹🇷 4:145 Şüphesiz ki münafıklar, cehennem ateşinin en aşağı tabakasındadırlar. Onlara bir yardım edici de bulamazsın.
ancak hariçtirExceptkimselerthose whotevbe edenlerrepentve uslananlarand correct (themselves)ve yapışanlarand hold fastAllah'ato Allahve yapanlarand are sinceredinlerini(in) their religionsırf Allah içinfor Allahişte onlarthen those (will be)beraberdirwithmü'minlerlethe believersyakındaAnd soonverecektirwill be givenAllah da(by) Allahmü'minlerethe believersbir mükafata rewardbüyükgreat
🇹🇷 4:146 Ancak tevbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'a sarılanlar ve Allah için dinlerine samimi olarak bağlananlar müstesna. İşte bunlar müminlerle beraberdirler. Allah, müminlere büyük bir mükafat verecektir.
ne?Whatyapacakwould doAllahAllahsize azabetmeyiby punishing youeğerifsiz şükrederyou are gratefulve inanırsanızand you believeveAnd isAllahAllahşükrün karşılığını verendirAll-Appreciative(herşeyi) bilendirAll-Knowing
🇹🇷 4:147 Eğer şükreder ve iman ederseniz Allah size azabı ne yapar? Allah, şükredenlerin mükafatını veren ve her şeyi bilendir.