☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
EyO youkimselerwhoinanan(lar)believe[d]olunBeayakta tutarakcustodiansadaletiof justiceşahidler(as) witnessesAllah içinto Allahbile olsaeven ifaleyhinde(it is) againstkendinizinyourselvesveyaorana babanızınthe parentsve yakınlarınızınand the relativeseğerifolsalarhe bezenginrichveyaorfakir depoorçünkü Allahfor Allahdaha yakındır(is) nearerikisine deto both of themöyle ise sapmayınSo (do) notuyarakfollowkeyfinizethe desireadalettenlestsaparsınızyou deviateve eğerAnd ifeğip bükersenizyou distortya daordoğruyu söylemezsenizrefrainmuhakkak kithen indeedAllahAllaholandırisyaptıklarınızdanof whatyaparsınızyou dohaberdarAll-Aware
🇹🇷 4:135 Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, anababanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahitlik eden kimseler olunuz. Zira zengin de olsa, fakir de olsa, Allah ikisine de (sizden) daha yakındır. Nefsinizin arzusuna uyarak adaletten uzaklaşmayın. Eğer (şahitlik ederken) dilinizi eğer, bükerseniz veya çekinirseniz, şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
EyO youkimselerwhoinanan(lar)believe[d]inanınBelieveAllah'ain Allahve Elçisineand His Messengerve Kitabaand the Booko kiwhichindirdiHe revealedElçisineuponO'nun elçisiHis Messengerve Kitaba (inanın)and the Booko kiwhichindirdiHe revealeddaha öncekilerefromöncebeforeve kimAnd whoeverinkar edersedisbelievesAllah'ıin Allahve melekleriniand His Angelsve Kitaplarınıand His Booksve elçileriniand His Messengersve gününüand the Dayahiretthe Lastmuhakkakthen surelysapıtmıştırhe (has) lost (the) waysapıklıklastrayinguzak birfar away
🇹🇷 4:136 Ey iman edenler! Allah'a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitab'a, ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse sapıklığın en koyusuna düşmüş olur.
şüphesizIndeedo kimselerthose whoinandılarbelievedsonratheninkar ettilerdisbelievedsonratheninandılar(again) believedyinetheninkar ettilerdisbelievedsonrathenarttıincreasedinkarları(in) disbelief değildirnotdilerwillAllahAllahbağışlayacakforgiveonları[for] themiletmeyecektirand notonlara yol gösterecekwill guide them(doğru) yola(to) a (right) way
🇹🇷 4:137 İman edip sonra inkâr eden, sonra iman edip tekrar inkâr eden, sonra da inkârlarında ileri gidenleri Allah ne bağışlayacak, ne de doğru yola eriştirecektir.
müjdeleGive tidingsMünafıklara(to) the hypocritesşüphesizthatkendilerinin olacağınıfor thembir azabın(is) a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 4:138 Münafıklara da haber ver ki, kendileri için çok acı bir azab vardır.
onlarThose whotutuyorlartakekafirlerithe disbelieversdost(as) alliesbırakıp(from)yerineinstead ofmü'minlerithe believersmi arıyorlar?Do they seekonların yanındawith themşerefthe honorşüphesizBut indeedşerefthe honorAllaha aittir(is) for Allahtamamenall
🇹🇷 4:139 Onlar, müminleri bırakıp kâfirleri dost ediniyorlar. Onların yanında izzet ve şeref mi arıyorlar? Halbuki bütün izzet ve şeref Allah'a aittir.
muhakkakAnd surelyindirmiştirHe has revealedsizeto youKitaptainKitapthe Bookdiyethatzamanwhenişittiğinizyou hearayetlerinin(the) VersesAllah'ın(of) Allahinkar edildiğinibeing rejectedonların[it]ve alay edildiğiniand ridiculedonlarlaat [it]oturmayınthen do nototurunsitonlarla beraberwith themkadaruntilonlar dalıncayathey engagebir sözeinbir söza conversationbaşkaother than thatsiz deIndeed, youo zamanthenonlar gibi olursunuz(would be) like themşüphesizIndeedAllahAllahbütünwill gatheriki yüzlülerithe hypocritesve kafirleriand the disbelieverscehennemdeincehennemHelltoplayacaktırall together
🇹🇷 4:140 Allah size Kitab (Kur'an)da: "Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, başka bir söze geçmedikleri müddetçe, o kâfirlerle oturmayın. Aksi halde siz de onlar gibi olursunuz" diye hüküm indirdi. Muhakkak ki Allah, münafıkların ve kâfirlerin hepsini cehennemde toplayacaktır.