بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
kuşluk vaktine andolsunBy the morning brightness
🇹🇷 93:1 Andolsun kuşluk vaktine.
ve geceye andolsunAnd the nightsakinleşenwhenkaranlığıyla örterit covers with darkness
🇹🇷 93:2 Ve sakinleştiği zaman geceye ki,
seni bırakmadıNotseni terk ettihas forsaken youRabbinyour Lordveand notdarılmadıHe is displeased
🇹🇷 93:3 Rabbin seni bırakmadı ve darılmadı.
ve sonuAnd surely the Hereafteriyi olacaktır(is) bettersenin içinfor youilkindenthanilkthe first
🇹🇷 93:4 Ahiret senin için dünyadan iyi olacaktır.
ve yakındaAnd soonsana verecektirwill give youRabbinyour Lordve sen razı olacaksınthen you will be satisfied
🇹🇷 93:5 Rabbın sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.
seni bulmadı mı?Did notseni bulduHe find youyetiman orphanve barındırmadı mı?and give shelter
🇹🇷 93:6 O seni yetim bulup da barındırmadı mı?
ve seni bulmadı mı?And He found youşaşırmışlostve yola iletmedi mi?so He guided
🇹🇷 93:7 Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?
ve seni bulmadı mı?And He found youfakirin needzengin etmedi mi?so He made self-sufficient
🇹🇷 93:8 Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?
öyleyseSo as foröksüzüthe orphansakınthen (do) notezmeoppress
🇹🇷 93:9 Öyleyse sakın yetimi ezme.
ve sakınAnd as fordilenciyione who asksazarlamathen (do) notsavarlarrepel
🇹🇷 93:10 Dilenciyi de azarlama.
veBut as forni'metini(the) FavorRabbinin(of) your Lordanlatnarrate
🇹🇷 93:11 Fakat Rabbinin nimetini anlat da anlat.
Mahmoud Khalil Al-Husary