oradaThere onlydu'a ettiinvokedZekeriyyaZakariyaRabbinehis Lorddedi kihe saidRabbimMy Lordvergrantbana[for] mekatındanfromkendinYourselfbir nesiloffspringtemizpureşüphesiz senIndeed, Youişitensin(are) All-Hearerdu'ayı(of) the prayer
🇹🇷 3:38 Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından hayırlı bir nesil ver. Şüphesiz sen, duayı hakkıyle işitensin" dedi.
ona seslendilerThen called himmeleklerthe Angelsve O (Zekeriyya)when hedurup(was) standing namaz kılarkenprayingmabeddeinmihrapthe prayer chamberşüphesizIndeedAllahAllahsana müjdelergives you glad tidingsYahya'yıof Yahyadoğrulayıcıconfirmingbir kelimeyi[of] a WordAllahtanfromAllahAllahve efendiand a nobleve nefsine hakimand chasteve bir peygamber olacakand a Prophetiyilerdenamongsalihlerthe righteous
🇹🇷 3:39 Zekeriyya mabedde namaz kılarken melekler ona: "Allah sana, Allah'dan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler." diye ünlediler.
dedi kiHe saidRabbimMy Lordnasıl?howolurcan (there) bebenimfor meoğluma sonhalbukiand verilybana gelip çatmışhas reached meihtiyarlık[the] old ageve karım daand my wifekısırken(is) [a] barren(Allah) dediHe saidöyle (ama)ThusAllahAllahyapardoesşeyiwhatdilediğiHe wills
🇹🇷 3:40 Zekeriyya: "Ey Rabbim, benim nasıl oğlum olabilir? Bana ihtiyarlık gelip çattı, karım ise kısırdır." dedi. Allah: "Öyledir, fakat Allah dilediğini yapar." buyurdu.
dedi diHe saidRabbimMy Lordo halde vermakebanafor mebir alameta sign(Allah) dedi kiHe saidsenin alametinyour signkonuşamamandır(is) that notkonuşacaksınızyou will speakinsanlarla(to) the peopleüç(for) threegündaysbaşkaexceptişaretten(with) gesturesve anAnd rememberRabbiniyour Lordçokmuchve (O'nu) tesbih etand glorify (Him)akşamin the eveningve sabahand (in) the morning
🇹🇷 3:41 Zekeriyya: "Rabbim! (oğlum olacağına dair) bana bir alâmet ver" dedi. Allah da buyurdu ki: "Senin için alâmet, insanlara üç gün, işaretten başka söz söyleyememendir. Ayrıca Rabbini çok an, sabah akşam tesbih et".
bir zamanAnd whendemişti kisaidMeleklerthe AngelsEy MeryemO MaryamşüphesizIndeedAllahAllahseni seçti(has) chosen youve temizlediand purified youve seni üstün kıldıand chosen youüzerineoverkadınları(the) womendünyaların(of) the worlds
🇹🇷 3:42 Hani melekler: "Ey Meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz yarattı ve seni dünya kadınlarına üstün kıldı.
Ey MeryemO Maryamdivan durBe obedientRabbineto your Lordve secde etand prostrateve (huzurunda) eğiland bow downberaberwitheğilenlerlethose who bow down
🇹🇷 3:43 Ey Meryem! Rabbine divan dur ve secdeye kapan ve rüku' edenlerle beraber rüku' et" demişlerdi.
bunlarThathaberlerindendir(is) fromhaber(the) newsgörünmez alemin(of) the unseen vahyettiğimizWe reveal itsanato yousen değildinAnd notidinizyou wereonların yanındawith themzamanwhenattıklarıthey cast(kur'a) oklarınıtheir penshangisi(as to) which of themkefil olacak (diye)takes charge (of)Meryem'eMaryamsen değildinand notidinizyou wereyanlarındawith themzamanwhenbirbirleriyle çekiştiklerithey (were) disputing
🇹🇷 3:44 İşte bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. (Yoksa) "Meryem'i kim himayesine alıp koruyacak?" diye kalemlerini (kur'a için) atarlarken sen yanlarında değildin. (Bu hususta) Tartışırlarken de yanlarında bulunmadın.
haniWhendemiştisaidMeleklerthe AngelsEy MeryemO MaryamşüphesizIndeedAllahAllahseni müjdeliyorgives you glad tidingsbir kelime ileof a wordkendisindenfrom Himonun adıhis nameMesih'dir(is) the MessiahÎsaIsaoğlusonMeryem(of) Maryamyüzdedir (şereflidir)honoreddünyadaindünyathe worldve ahiretteand (in) the Hereafterve (Allah'a) yakın olanlardandırand of(Allah'a) yakınlaştırılmışlarthose brought near (to Allah)
🇹🇷 3:45 Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem! Allah sana kendisinden bir kelimeyi müjdeliyor ki, adı Meryem oğlu İsa Mesih'dir; dünyada da ahirette de itibarlı, aynı zamanda Allah'a çok yakınlardandır.
Mahmoud Khalil Al-Husary