onlarda vardırIn themiyi huylu (kadınlar)(are) goodgüzeland beautiful ones
🇹🇷 55:70 İçlerinde güzel huylu, güzel yüzlü kadınlar vardır.
şimdi hangi?So whichni'metlerini(of the) favorsRabbinizin(of) your Lordyalanlıyorsunuzwill you both deny
🇹🇷 55:71 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
hurilerFair oneskapanmışrestrainediçineinçadırlarthe pavilions
🇹🇷 55:72 Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.
şimdi hangi?So whichni'metlerini(of the) favorsRabbinizin(of) your Lordyalanlıyorsunuzwill you both deny
🇹🇷 55:73 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
onlara temas etmemiştirNotonlara dokunduhas touched theminsanany manbunlardan öncebefore themne deand notcinany jinn
🇹🇷 55:74 Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.
şimdi hangi?So whichni'metlerini(of the) favorsRabbinizin(of) your Lordyalanlıyorsunuzwill you both deny
🇹🇷 55:75 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
yaslanırlarRecliningüzerineonyastıklarcushionsyeşilgreenve döşeklereand carpetsharikulade güzelbeautiful
🇹🇷 55:76 Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.
şimdi hangi?So whichni'metlerini(of the) favorsRabbinizin(of) your Lordyalanlıyorsunuzwill you both deny
🇹🇷 55:77 Şimdi Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?
ne yücedirBlessed isadı(the) nameRabbinin(of) your LordsahibiOwnerbüyüklük(of) Majestyve ikramand Honor
🇹🇷 55:78 Büyüklük ve ikram sahibi Rabbinin adı ne yücedir!
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
zamanWhenolduğuoccursolacak vak'athe Event
🇹🇷 56:1 Olacak vak'a olduğu zaman
yokturNotonun oluşunuat its occurrenceyalanlayacaka denial
🇹🇷 56:2 Onun oluşunu yalanlayacak kimse yoktur.
o alçaltıcıdır;Bringing downyükselticidirraising up
🇹🇷 56:3 O, alçaltıcıdır, yükselticidir.
zamanWhensarsıldığıwill be shakenyerthe earthşiddetle sarsılarak(with) a shaking
🇹🇷 56:4 Yer şiddetle sarsıldığı
ve serpildiği (zaman)And will be crumbleddağlarthe mountainsserpildikçe(with awful) crumbling
🇹🇷 56:5 Dağlar serpildikçe serpildiği
haline geldiği (zaman)So they becometoz dumandust particlesdağılandispersing
🇹🇷 56:6 Dağılıp toz duman haline geldiği
ve sizler olduğunuz (zaman)And you will becomesınıf (gurup)kindsüçthree
🇹🇷 56:7 Ve sizler üç sınıf olduğunuz zaman
adamlarıThen (the) companionssağın(of) the rightne (kutludurlar)whatadamları(are the) companionssağın(of) the right
🇹🇷 56:8 Sağın adamları (var ya) ne mutludurlar onlar!
adamlarıAnd (the) companionssolun(of) the leftne (uğursuzlardır)whatadamları(are the) companionssolun(of) the left
🇹🇷 56:9 Solun adamları ise ne uğursuzdurlar onlar!
ve öne geçenler iseAnd the foremostöne geçenler(are) the foremost
🇹🇷 56:10 Önde olanlar (var ya), onlar öncüdürler.
işte onlardırThoseyaklaştırılanlar(are) the nearest ones
🇹🇷 56:11 İşte o yaklaştırılanlar,
cennetlerindeIncennetlerGardensNi'met(of) Pleasure
🇹🇷 56:12 Nimet cennetlerindedirler.
çoğu bir ümmettirA companyöncekilerdenoföncekilerthe former (people)
🇹🇷 56:13 Çoğu önceki ümmetlerden,
ve birazı daAnd a fewsonrakilerdenofsonrakilerthe later (people)
🇹🇷 56:14 Birazı da sonrakilerden.
üzerindedirlerOntahtlarthronesaltın ve cevahirle işlenmişdecorated
🇹🇷 56:15 (Onlar) cevherlerle işlenmiş tahtlar üzerindedirler.
yaslanırlarRecliningonların üzerindeon themkarşılıklıfacing each other
🇹🇷 56:16 Karşılıklı olarak onların üzerinde yaslanırlar.
Mahmoud Khalil Al-Husary