ancak O'nadırTo Himdu'a(is) supplicationgerçek(of) the truthkimseler iseAnd those whomdu'a ettiklerithey invokeO'ndan başkabesides HimO'ndan başkabesides Himisteklerini karşılayamazlarnotcevap verirlerthey respondkendilerininto themhiçbirwith a thingancakexceptuzatan kimse gibidirlike one who stretchesavuçlarınıhis handssuyatowardssuwatergelsin diyeto reachağzınahis mouthoysabut notoiton(un ağzın)a gelmezreaches itve (işte)And notdu'ası(is) the supplicationkafirlerin(of) the disbelieversancakbutboşa giderinsapıklıkerror
🇹🇷 13:14 Gerçek dua O'nadır. O'nun dışında yalvarıp durdukları ise onlara hiçbir şeyle cevap veremezler. Onlar olsa olsa ağzına su gelsin diye iki avucunu açana benzer ki, o, ona gelmez. Kâfirlerin duası hep bir sapıklık içindedir.
ve Allah'aAnd to Allahsecde ederlerprostratesolanların hepsiwhoevergöklerde(is) ingöklerthe heavensve yerdeand the earthgönüllüwillingly(veya) zorakior unwillinglyve gölgeleri deand (so do) their shadowssabahin the morningsakşamand in the afternoons
🇹🇷 13:15 Oysa göklerde ve yerde kim varsa ister istemez kendileri de gölgeleri de sabah akşam Allah'a secde ederler.
de kiSaykimdir?WhoRabbi(is) the Lordgöklerin(of) the heavensve yerinand the earthde kiSayAllah!AllahO halde de'Saymi edindiniz?Have you then takenO'ndan başkafromO'ndan başkabesides Himvelilerprotectorsgücü olmayannotgüç yetirirlerthey have powerkendilerinefor themselvesbir fayda(to) benefitve veremeyenand notbir zarar(to) harmde kiSaybir olur mu?Iseşitequalkörthe blindve görenand the seeingyahutOrbir olur mu?iseşitequalkaranlıklarthe darkness[es]ve aydınlıkand the lightyoksaOrbuldular dathey attributeAllah'ato Allahortaklarpartnersyaratanwho createdO'nun yarattığı gibilike His creationbenzer (mi) göründüso that seemed alikebu yaratmathe creationonlarato themde kiSayAllah'tırAllahyaratıcısı(is) the Creatorherof allşeyinthingsve Oand Hetektir(is) the Onekahredendirthe Irresistible
🇹🇷 13:16 De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" De ki: "Allah'dır". De ki: "Allah'dan başkalarını, o kendi kendilerine ne bir fayda, ne de bir zarar verebilenleri dostlar mı ediniyorsunuz?" De ki: "Hiç kör ile gören bir olur mu? Hiç karanlıklarla aydınlık bir olur mu?" Yoksa Allah'a, O'nun gibi yaratan birtakım ortaklar buldular da, bu yaratış kendilerince birbirine benzer mi göründü? De ki: "Allah, her şeyi yaratandır. O, birdir. Her şeye üstün ve kahredicidir."
indirdiHe sends downgöktenfromgökthe skybir suwaterçağlayıp aktıand flowsderelerthe valleyskendi ölçüsünceaccording to their measureve taşıdıand carriesselthe torrentköpüğüa foamüste çıkanrisingve vardırAnd from whatyak(ıp erit)tikleri madenlerden dethey heatonların[on] itateşteinateşthe fireyapmak içinin order to makesüsornamentsyahutoreşyautensilsbir köpüka foambunun gibilike itböyleThusbenzetme ile anlatırsets forthAllahAllahhakkıthe truthve batılıand the falsehoodne zaman kiThen as forköpükthe foamgiderit passes awayyok olup(as) scumveand as forşey isewhatyararlı olanbenefitsinsanlarathe mankindkalırremainsyeryüzündeinyeryüzüthe earthişte böyleThusörnek verirAllah sets forthAllahAllah sets forthmisallerthe examples
🇹🇷 13:17 Gökten bir su indirdi de vadiler, kendi miktarlarınca sel olup aktılar. Sel de suyun yüzüne çıkan bir köpük yüklendi. Bir zinet eşyası veya bir değerli mal yapmak için, ateşte üzerini körükledikleri madenlerden de onun gibi bir köpük meydana gelir. İşte Allah hak ile batılı böyle çarpıştırır. Fakat köpük atılır gider, insanlara faydası olan ise yerde kalır. İşte Allah böyle misaller verir.
için vardırFor those whobuyruğuna uyanlarrespondedRablerininto their Lorden güzel (karşılık)(is) the blissve kimseler iseAnd for those whouymayan(lar)(did) notcevap verinrespondonato Himşayetifkendilerinin olsathatonlarda vardıthey hadbulunalarınwhateveryeryüzünde(is) inyeryüzüthe earthhepsiallve bir misli dahaand like of ityanındawith itfidye verirlerdisurely they would offer ransomonuwith itişteThoseonlarınfor themçok kötüdür(is) a terriblehesabıreckoningve varacakları yerand their abodecehennemdir(is) Hellve ne kötüand wretchedbir yataktır(is) the resting place
🇹🇷 13:18 Rablerinin emirlerine uyanlar için daha güzeli vardır. O'na itaat etmeyenler ise, yeryüzünde bulunan ne varsa hepsi kendilerinin olsa da onu ve bir o kadarını bütünüyle kurtuluş fidyesi olarak verirlerdi. İşte onlar, hesabın kötüsü kendileri için olanlardır. Varacakları yer de cehennemdir. Orası da ne fena yataktır.
Mahmoud Khalil Al-Husary