dediHe saidey yavrumO my sonanlatma(Do) notanlatrelaterü'yanıyour visionkardeşlerinetokardeşlerinizyour brotherssonra kurarlarlest they plansanaagainst youbir tuzaka plotşüphesizIndeedşeytanthe Shaitaaninsan için(is) to manbir düşmandıran enemyapaçıkopen
🇹🇷 12:5 (Babası) "Yavrucuğum! "dedi, "rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır."
ve böyeceAnd thusseni seçecekwill choose youRabbinyour Lordve sana öğretecektirand will teach youyorumunuofyorum(the) interpretationdüşlerin(of) the narrativesve tamamlayacaktırand completeni'metiniHis Favorsanaon youve üzerineand onsoyu(the) familyYa'kub(of) YaqubgibiastamamladığıHe completed itüzerineonatalarıyour two forefathersdaha öncebefore öncebefore İbrahimIbrahimve İshakand IsaacşüphesizIndeedRabbinyour Lordbilendir(is) All-Knowerhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 12:6 "Ve işte böyle, Rabbin seni seçecek ve sana rüya tabirinden bilgiler öğretecek. Bundan önce ataların İbrahim'e ve İshak'a tamamladığı gibi, nimetini hem sana, hem de Yakup soyuna tamamlayacaktır. Muhakkak ki, Rabbin alîmdir, hakîmdir."
andolsunCertainlyvardırwereYusufinYusufYusufve kardeşlerindeand his brothersibretlersignssoranlar içinfor those who ask
🇹🇷 12:7 Andolsun ki, Yusuf ve kardeşleri kıssasında soranlara ibret alacak âyetler vardır.
haniWhendemişlerdi kithey saidYusufSurely Yusufve kardeşiand his brotherdaha sevgilidir(are) more belovedbabamızatobabamızour fatherbizdenthan weoysa bizwhile webir cemaatiz(are) a groupşüphesizIndeedbabamızour fatheriçindedir(is) surely inbir yanlışlıkan erroraçıkclear
🇹🇷 12:8 Hani demişlerdi ki: "Yusuf ve kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgili, biz ise güçlü ve tutkun bir grubuz. Doğrusu, babamız belli ki, çok açık bir yanılgı içindedir."
öldürünKillYusuf'uYusufya daoronu bırakıncast himbir yere(to) a landyönelsinso will be freeyalnız sizefor youyüzü(the) facebabanızın(of) your fatherolursunuzand you will beondan sonraafter thatondan sonraafter thatbir topluluka peopleiyirighteous
🇹🇷 12:9 "Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."
dediSaidbir sözcüa speakeriçlerindenamong themöldürmeyin(Do) notöldürürlerkillYusuf'uYusufonu atınbut throw himdibineindipthe bottomkuyunun(of) the wellonu (görüp) alsınwill pick himbirisomekervanlardan[the] caravaneğerifisenizyou areyapacakdoing
🇹🇷 12:10 İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."
dediler kiThey saidey babamızO our fathernedenWhysen(do) youbize güvenmiyorsunnotbize güvenmiyorsuntrust ushakkındawithYusufYusufoysa bizwhile indeed, weona(are) for himöğüt verenlerizsurely well-wishers
🇹🇷 12:11 Dediler ki: "Ey babamız! Sen bize Yusuf için neden güvenmiyorsun? Halbuki biz onun iyiliğini istiyoruz."
onu gönderSend himbizimle beraberwith usyarıntomorrowgezsin(to) enjoyve oynasın;and playve biz elbetteAnd indeed, weonufor himkoruruz(will) surely (be) guardians
🇹🇷 12:12 "Yarın onu bizimle beraber gönder de gezsin, oynasın. Kesinlikle biz onu koruruz."
dedi kiHe saidşüphesizIndeed, [I]beni üzerit surely saddens megötürmenizthatonu edinmenyou should take himonuyou should take himve korkarımand I feardiyethatonu yerwould eat himbir kurta wolfsizinwhile youondanof himhaberiniz yokken(are) unaware
🇹🇷 12:13 Babaları dedi ki: "Onu götürmeniz beni üzer, korkarım ki onu kurt yer de sizin haberiniz bile olmaz."
dediler kiThey saidandolsunIfonu yerseeats himkurtthe wolfbiz (olduğumuz halde)while webir topluluk(are) a groupelbette bizindeed, weo zamanthentamamen kaybedenlerdenizsurely (would be) losers
🇹🇷 12:14 Dediler ki: "Vallahi biz böyle güçlü kuvvetli bir topluluk iken, buna rağmen onu kurt yerse, o zaman biz kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olmuş oluruz."
Mahmoud Khalil Al-Husary