☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
öne geçenlerdenAnd the forerunnersilk olanlarthe firstMuhacirlerdenamongmuhacirlerthe emigrantsve Ensardanand the helpersve kimselerand those whoona tabi olan(lar)followed themgüzelcein righteousnessrazı olmuşturAllah is pleasedAllahAllah is pleasedonlardanwith themonlar da razı olmuşlardırand they are pleasedO'ndanwith Himve hazırlamıştırAnd He has preparedonlarafor themcennetlerGardensakanflowsaltlarındanunderneath itırmaklarthe riverskalacaklarıwill abideiçindein itebediforeverişte budurThatkurtuluş(is) the successbüyükthe great
🇹🇷 9:100 Muhacir ve Ensar'dan İslâm'a ilk önce girenlerin başta gelenleri ve iyi amellerle onların ardınca gidenler var ya, işte Allah onlardan razı oldu, onlar da Allah'dan razı oldular ve onlara, altlarında ırmaklar akan cennetler hazırladı ki, içlerinde ebedi kalacaklar. İşte büyük ve muhteşem kurtuluş budur.
ve vardırAnd among thoseçevrenizdekiaround youbedevi Araplardanofbedevilerthe bedouinsmünafıklar(are) hypocritesveand (also) fromhalkındanpeopleMedine(of) the Madinahiyice alışmışThey persistiki yüzlülüğeinmünafıklıkthe hypocrisysen onları bilmezsinnotonları tanırsınızyou know thembizWeonları biliriz[We] know themonlara azabedeceğizWe will punish themiki keretwicesonra dathenonlar itileceklerdirthey will be returnedazabatobir azapa punishmentbüyükgreat
🇹🇷 9:101 Hem çevrenizdeki bedevilerden münafıklar var, hem de Medine halkından münafıklıkta ısrar edenler var. Sen onları bilmezsin. Onları biz biliriz. Biz onları iki kere azaba uğratacağız. Daha sonra da büyük bir azaba itilecekler.
ve başka bir kısmı daAnd othersitiraf ettiler(who have) acknowledgedgünahlarınıtheir sinsbirbirine karıştırdılarThey had mixedamelia deediyirighteousdiğer(with) otherkötüsüyle(that was) evilbelkiPerhapsAllahAllahtevbesini kabul eder[that]tevbeyi kabul edecekwill turn (in mercy)onlarınto themçünküIndeedAllahAllahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 9:102 Onlardan bir kısmı günahlarını itiraf ettiler. Ve iyi bir amelle kötü bir ameli karıştırdılar. Ola ki, Allah tevbelerini kabul eder. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir.
alTakeonların mallarındanfrommallarıtheir wealthbir sadakaa charitykendilerini temizleyeceğinpurifying themve yücelteceğinand cause them increaseonunlaby itve du'a etand blessonlara[upon] themçünküIndeedsenin du'anyour blessingshuzur verir(are a) reassuranceonlarafor themve AllahAnd Allahişitendir(is) All-HearerbilendirAll-Knower
🇹🇷 9:103 Onların mallarından sadaka al ki, onunla kendilerini temizlersin, tertemiz edersin. Bir de haklarında hayır dua et. Çünkü senin duan kalblerini yatıştırır. Allah işitendir, bilendir.
bilmediler mi kiDo notbilirlerthey knowşüphesizthatAllah'tırAllahO(is) Hekabul eden(Who) acceptstevbeyithe repentancekullarındanfromkullarıHis slavesve alanand takessadakalarıthe charitiesve şüphesizand thatAllahAllahOHetevbeyi çok kabul edendir(is) the Acceptor of repentanceçok esirgeyendirthe Most Merciful
🇹🇷 9:104 Onlar bilmiyorlar mı ki, Allah kullarının tevbesini kabul eder ve sadakaları da alır. Allah tevbeleri kabul edendir, çok merhametlidir.
ve de kiAnd sayyapın (yapacağınızı)Dogörecekthen Allah will seeAllahthen Allah will seeyaptığınız işleriyour deedve Elçisi deand His Messengerve mü'minler deand the believerssonra döndürüleceksinizAnd you will be brought backbilenetobilen(the) Knowergörülmeyeni(of) the unseenve görüleniand the seenO size haber verecekthen He will inform youşeyleriof whatolduğunuzyou used (to)yapıyor(lar)do
🇹🇷 9:105 Ve de ki; "Çalışın! Yaptıklarınızı hem Allah görecek, hem Resulü, hem de müminler görecektir. Sonra da gizliyi ve açığı bilen Allah'ın huzuruna iletileceksiniz. İşte o zaman, neler yaptığınızı size O bildirecektir.
ve başkaları da var kiAnd othersbırakılmışlardırdeferredemrinefor the Command of Allah Allah'ınfor the Command of Allah yawhetheronlara azabederHe will punish themya daoraffederHe will turn (in mercy)onlarıto themAllahAnd Allahbilendir(is) All-Knowerhüküm ve hikmet sahibidirAll-Wise
🇹🇷 9:106 Savaşa katılmayanlardan diğer bir kısmının affı da Allah'ın emrini beklemek için geri bırakılmıştır. Ya kendilerini cezalandırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir, hakîmdir.