işte bugünSo todaykimselerthose whoinanan(lar)believed kafirlereatkâfirlerthe disbelieversgülerlerthey will laugh
🇹🇷 83:34 İşte bugün de inananlar kâfirlere gülecek.
üzerindeOndivanlarthe thrones(oturup) bakarlarobserving
🇹🇷 83:35 Koltuklar üzerinde etrafa bakacaklar.
cezalandılarmı?Have (not)ödüllendirildilerbeen rewardedkafirlerthe disbelieversşeylerle(for) whatolduklarıthey used toyapıyor(lar)do
🇹🇷 83:36 Nasıl, kâfirler yaptıklarının cezasını buldular mı?
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
zamanWhengökthe skyyarıldığıis split asunder
🇹🇷 84:1 Gök yarıldığı,
ve dinlediği (zaman)And has listenedRabbinito its Lordkendisine yaraştığı üzereand was obligated
🇹🇷 84:2 Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,
ve zamanAnd whenyerthe earthuzatıldığıis spread
🇹🇷 84:3 Yer uzatılıp düzlendiği,
dışarı atıpAnd has cast outiçindekileriwhatondadır(is) in itve boşaldığıand becomes empty
🇹🇷 84:4 İçinde ne varsa attığı ve tamamen boşaldığı
ve dinlediği (zaman)And has listenedRabbinito its Lordkendisine yaraştığı üzereand was obligated
🇹🇷 84:5 Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,
eyOinsanmankindelbette senIndeed, youçabalamaktasın(are) laboring(varan yolda)toRabbineyour Lordgayretle(with) exertionnihayet O'na varacaksınand you (will) meet Him
🇹🇷 84:6 Ey insan! Kuşkusuz sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba sarfetmektesin, nihayet O'na varacaksın.
amaThen as forkimin(him) whoverilirseis givenKitabıhis recordsağındanin his right (hand)
🇹🇷 84:7 O vakit kitabı sağ eline verilen,
yakındaThen soonhesaba çekilecektirhis account will be takenbir hesaplaan accountkolayeasy
🇹🇷 84:8 Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,
ve dönecektirAnd he will returnailesinetokavmihis peoplesevinçli olarakhappily
🇹🇷 84:9 Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.
ve fakatBut as forkimin(him) whoverilirseis givenKitabıhis recordarkabehindtarafındanhis back
🇹🇷 84:10 Ama kitabı arkasından verilen,
sonra yakındaThen soono çağıracakhe will callölümü(for) destruction
🇹🇷 84:11 "Yetiş ey ölüm!" diye bağıracak
ve girecektirAnd he will burnalevli ateşe(in) a Blaze
🇹🇷 84:12 Ve alevli ateşe girecektir.
çünkü oIndeed, heidihad beenarasındaamongailesihis peoplesevinçlihappy
🇹🇷 84:13 Çünkü o ailesi içinde sevinçli idi.
şüphesiz oIndeed, hesanmıştı(had) thoughthiçthataslaneverdönmeyeceğinihe would return
🇹🇷 84:14 Hiç Rabbine dönmeyeceğini sanmıştı.
hayırYesşüphesizIndeedRabbihis LordidiwasO'nuof himgörmekteAll-Seer
🇹🇷 84:15 Hayır Rabbi onu görmekte idi.
hayırBut nayand içerimI swearakşamın alaca karanlığınaby the twilight glow
🇹🇷 84:16 Şimdi, yemin ederim o şafağa,
ve geceyeAnd the nightve şeylereand whattopladığıit envelops
🇹🇷 84:17 Geceye ve içinde barındırdığı şeylere,
ve ayaAnd the moonzamanwhendolunay olduğuit becomes full
🇹🇷 84:18 Derlendiği zaman o aya,
siz mutlaka bineceksinizYou will surely embarktabakaya(to) stagetabakadanfromaşamastage
🇹🇷 84:19 Ki, siz elbette halden hale geçeceksiniz.
nesi var?So whatonların(is) for theminanmıyorlarnotiman ederlerthey believe
🇹🇷 84:20 Böyleyken onlar neden acaba iman etmezler?
ve zamanAnd whenokunduğuis recitedkendilerineto themKur'anthe Quransecde etmiyorlarnotsecde ederlerthey prostrate
🇹🇷 84:21 Karşılarında Kur'ân okunduğu vakit secde etmezler?
bilakisNayinkarcılarThose whoinkâr ettilerdisbelievedyalanlıyorlardeny
🇹🇷 84:22 Aksine o nankörler yalanlıyorlar.
ve AllahAnd Allahbiliyor(is) most knowingşeyiof whatiçlerinde gizlediklerithey keep within themselves
🇹🇷 84:23 Oysa Allah içlerinde sakladıklarını biliyor.
onlara müjdeleso give them tidingsbir azabıof a punishmentacıklıpainful
🇹🇷 84:24 Onun için onlara elem verici bir azabı müjdele.
Mahmoud Khalil Al-Husary