☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve kimselerBut those whoinkar eden(ler)disbelievedve yalanlayanlarand deniedayetlerimizi[in] Our Versesişte onlarthosehalkıdır(are the) companionsateş(of) the Firesürekli kalacaklardırabiding foreveroradathereinne kötüAnd wretched isgidilecek yerdir orasıthe destination
🇹🇷 64:10 İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennem ehlidirler. Orada ebedi kalacaklardır. Ne kötü gidilecek yerdir orası!
isabet etmezNotçarparstrikeshiçbiranymusibetdisasterdışındaexceptizniby (the) permissionAllah'ın(of) Allahve kimAnd whoeverinanırsabelievesAllah'ain Allahdoğruya iletirHe guidesonun kalbinihis heartve AllahAnd Allahherof everyşeyithingbilendir(is) All-Knowing
🇹🇷 64:11 Allah'ın izni olmayınca hiç bir musibet isabet etmez. Kim Allah'a inanırsa, Allah onun kalbini doğruya götürür. Allah her şeyi bilendir.
o halde ita'at edinSo obeyAllah'aAllahve ita'at edinand obeyElçiyethe Messengereğerbut ifdönersenizyou turn awayşüphesizthen onlydüşenuponElçimizeOur Messengerduyurmaktır(is) the conveyanceaçıkçaclear
🇹🇷 64:12 Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.
Allah (ki)Allahyoktur(there is) notanrıgodbaşkaexceptO'ndanHimveAnd uponAllah'aAllahdayansınlarlet put (their) trustmü'minlerthe believers
🇹🇷 64:13 Allah ki O'ndan başka tanrı yoktur. Müminler Allah'a dayansınlar.
eyOkimseler(you) whoinanan(lar)believeşüphesizIndeedeşlerinizden (bazıları)fromeşlerinizyour spousesve çocuklarınızdanand your childrendüşmandır(are) enemiessizeto youonlardan sakınınso beware of themamaBut ifaffedersenizyou pardonve hoşgörürsenizand overlookve bağışlarsanızand forgivemuhakkak kithen indeedAllah (da)Allahbağışlayandır(is) Oft-ForgivingesirgeyendirMost Merciful
🇹🇷 64:14 Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.
elbetteOnlymallarınızyour wealthve evladlarınızand your childrenbir imtihandır(are) a trialAllah iseand Allah O'nun yanındadırwith Himödül(is) a rewardbüyükgreat
🇹🇷 64:15 Doğrusu mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir imtihandır. Büyük mükafat ise Allah'ın yanındadır.
öyle ise korkunSo fearAllah'tanAllahgücünüz yettiği kadarwhatgücünüz yeteryou are ableve dinleyinand listenve ita'at edinand obeyve infak edinand spenden hayırlı olanı(it is) betterkendiniz içinfor yourselvesve kimAnd whoeverkorunursais savedcimriliğinden(from the) greedinessnefsinin(of) his souliştethen thoseonlar[they]başarıya erenlerdir(are) the successful ones
🇹🇷 64:16 O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
eğerIfborç verirsenizyou loanAllah'a(to) Allahbir borçlaa loangüzelgoodlyonu kat kat yaparHe will multiply itsizin içinfor youve bağışlarand will forgivesiziyouAllahAnd Allahkarşılık verendir(is) Most AppreciativehalimdirMost Forbearing
🇹🇷 64:17 Eğer Allah'a güzel bir borç verirseniz, Allah onu sizin için kat kat yapar ve sizi bağışlar. Allah çok mükafat verendir, halimdir.
bilendir(The) Knowergörünmeyeni(of) the unseenve görüneniand the witnessedazizdirthe All-Mightyhakimdirthe All-Wise
🇹🇷 64:18 Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.