بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
tesbih etmektedirGlorifiesAllah'ıAllahne varsawhatevergöklerde(is) ingöklerthe heavensve ne varsaand whateveryerde(is) inyeryüzüthe earthpadişahthe Sovereignmukaddesthe Holyazizthe All-Mightyhakimthe All-Wise
🇹🇷 62:1 Göklerde ve yerde olanların hepsi padişah, mukaddes, azîz ve hakîm olan Allah'ı tesbih etmektedir.
OHegönderendir(is) the One Whogönderdisentiçindeamongümmilerthe unletteredbir elçia Messengerkendilerinden olanfrom themselvesokuyanrecitingonlarato themO'nun ayetleriniHis Versesve onları yüceltenand purifying themve onlara öğretenand teaching themKitabıthe Bookve hikmetiand the wisdomoysaalthoughonlar idilerthey wereöncedenfromöncebeforeiçindesurely inbir sapıklıkan erroraçıkclear
🇹🇷 62:2 O'dur ki ümmiler içinde, kendilerinden olan ve onlara Allah'ın âyetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber gönderdi. Oysa onlar, önceden apaçık bir sapıklık içinde idiler.
ve diğerlerineAnd othersonlardanamong themhenüzwho have not yetkatılmayanjoinedkendilerinethemve Oand Heazizdir(is) the All-Mightyhakimdirthe All-Wise
🇹🇷 62:3 Henüz onlara katılmamış bulunan diğer insanlara da (o Peygamberi göndermiştir). O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
buThatlutfudur(is the) BountyAllah'ın(of) AllahvereceğiHe gives itkimseye(to) whomdilediğiHe willsve AllahAnd Allahsahibidir(is the) Possessorlutuf(of) Bountybüyükthe Great
🇹🇷 62:4 Bu, Allah'ın lütfudur. Allah, büyük lütuf sahibidir.
durumu(The) likenessyükletilenlerin(of) those whoemanet edildilerwere entrustedTevrat(with) the Tauratsonra dathenonu taşımayanlarınnotonu taşıdılarthey bore itdurumu gibidir(is) likeeşeğinthe donkeytaşıyanwho carrieskitaplarbooksne kötüdürWretched isdurumu(the) examplekavmin(of) the peopleyalanlayanwhoyalanlarlardenyayetlerini(the) SignsAllah'ın(of) Allahve AllahAnd Allahdoğru yola iletmez(does) nothidayet ederguidetopluluğunuthe peoplezalimlerthe wrongdoers
🇹🇷 62:5 Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu taşımayanların durumu, kitaplar taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah'ın âyetlerini yalanlayanların durumu ne kötüdür. Allah zalim toplumu doğru yola iletmez.
de kiSayeyOolanlaryou (who)yahudi(are) JewseğerIfsanıyorsanızyou claimyalnız sizsinizthat youdostları(are) alliesAllah'ınof Allahbaşka olarakfromdışındaexcludinginsanlardanthe peopletemenni edinthen wishölümü(for) the deatheğerifisenizyou aresamimi(ler)truthful
🇹🇷 62:6 De ki: "Ey Yahudi olanlar! Eğer insanlar arasında yalnız sizin, Allah'ın dostları olduğunuzu sanıyorsanız, o halde ölümü temenni edin, doğru iseniz?"
veBut nottemenni etmezlerthey will wish for itaslaeveryüzündenfor whatöne sürdükleri(have) sent forthellerinintheir handsve AllahAnd Allahbilir(is) All-Knowingzalimleriof the wrongdoers
🇹🇷 62:7 Ama onlar, ellerinin (yapıp) öne sürdüğü (işler) yüzünden ölümü asla temenni etmezler. Allah zalimleri bilir.
de kiSayşüphesizIndeedölümthe deathsizin kaçtığınızwhichkaçarsınızyou fleekendisindenfrom itmutlakathen surely itsizi bulacaktır(will) meet yousonraThendöndürüleceksinizyou will be sent backbilen'etoher şeyi bilen(the) All-Knowergörünmeyeni(of) the unseenve görüneniand the witnessedve O size haber verecektirand He will inform youşeyleri[of] whatolduğunuzyou used toyapıyor(lar)do
🇹🇷 62:8 De ki: "Sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, muhakkak sizi bulacaktır. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilene döndürüleceksiniz. O size (bütün) yaptıklarınızı haber verecektir.
Mahmoud Khalil Al-Husary