şayetAnd ifbiz dileseydikWe willedonları sana gösterirdiksurely, We could show them to yousen onları tanırdınand you would know themsimalarındanby their marksve onları tanırdınbut surely, you will know themüslubundanbykonuşma tarzı(the) tonesözlerinin(of their) speechve AllahAnd Allahbilirknowsyaptığınız işleriyour deeds
🇹🇷 47:30 Ey Muhammed! Eğer biz dileseydik onları sana gösterirdik. Sen de onları yüzlerinden tanırdın. Andolsun ki, sen onları sözlerinin üslubundan da tanırsın. Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir.
andolsun biz sizi deneyeceğizAnd surely We will test youkadaruntilbilinceyeWe make evidentcihadedenlerithose who striveiçinizdenamong youve sabredenleriand the patient onesve sınayacağızand We will testsöylediğiniz sözleriyour affairs
🇹🇷 47:31 Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz.
şüphesizIndeedkimselerthose whoinkar eden(ler)disbelieveve engel olanlarand turn awayyolundanfromAllah'ın yolu(the) way of AllahAllah(the) way of Allahve incitenlerand opposeElçiyithe Messengersonraaftersonraafterbelli olduktan[what]apaçık gösterildi(has been) made clearkendilerineto themdoğru yolthe guidanceaslaneverzarar veremezlerwill they harmAllah'aAllahhiçbir(in) anythingve boşa çıkaracaktırand He will make worthlessonların işlerinitheir deeds
🇹🇷 47:32 Şüphesiz ki, inkâr edenler, Allah yolundan menedenler ve kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra Peygamber'e karşı gelenler Allah'a hiçbir zarar veremeyeceklerdir. Allah onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.
eyO you who believekimselerO you who believeinanan(lar)O you who believeita'at edinObeyAllah'aAllahve ita'at edinand obeyElçi'yethe Messengerveand (do) notboşa çıkarmayınmake vainişleriniziyour deeds
🇹🇷 47:33 Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin ve amellerinizi boşa çıkarmayın.
şüphesizIndeedkimselerthose whoinkar eden(ler)disbelieveve engel olanlarand turn awayyolundanfromyol(the) wayAllah(of) Allahsonrathenölenlerdiedonlarwhile theykafir olarak(were) disbelieversaslaneveraffetmeyecektirwill Allah forgiveAllahwill Allah forgiveonlarıthem
🇹🇷 47:34 Şüphesiz ki, inkâr edip, Allah yolundan saptıran, sonra da kâfir olarak ölenlere gelince Allah onları asla bağışlamayacaktır.
aslaSo (do) notgevşemeyinweakenve davet etmeyinand callbarışaforbarışpeacesiz ikenwhile yougalip durumda(are) superiorAllahand Allahsizinle beraberdir(is) with youve aslaand neverzayi etmeyecektirwill deprive yousizin amellerinizi(of) your deeds
🇹🇷 47:35 Sakın gevşemeyin ve üstün olduğunuz halde barışa çağırmayın. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.
şüphesizOnlyhayatıthe lifedünya(of) the worldbir oyundur(is) playve eğlencedirand amusementve eğerAnd ifinanırsanızyou believeve korunursanızand fear (Allah)size verirHe will give youmükafatlarınızıyour rewardsveand notsizden istemezwill ask youmallarınızı(for) your wealth
🇹🇷 47:36 Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Eğer iman eder kötülükten sakınırsanız, Allah size mükâfatınızı verir. Ve sizden bütün mallarınızı harcamanızı da istemez.
eğerIfonları isteseydiHe were to ask you for itve sizi sıkıştırsaydıand press youcimrilik ederdinizyou will withholdve ortaya çıkarırdıand He will bring forthkinleriniziyour hatred
🇹🇷 47:37 Eğer sizden onların tamamını isteyip de sizi zorlasaydı cimrilik ederdiniz. Bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
işte sizlerHere you are onlarsınız kitheseçağrılıyorsunuzcalledinfak etmeyeto spendyolundainyol(the) wayAllah(of) Allah ama içinizdenbut among youkimisi(are some) whocimrilik ediyorwithholdve kimseand whoevercimrilik edenwithholdsşüphesizthen onlycimrilik etmiş olurhe withholdskarşıfromkendi nefsinehimselfve AllahBut Allahzengindir(is) Free of needve sizlerwhile youfakirsiniz(are) the needyve eğerAnd ifyüz çevirecek olursanızyou turn awayyerinize getirirHe will replace youbir toplum(with) a peoplesizden başkaother than yousonrathenonlar olmazlarnotolacaklarthey will besizin gibi(the) likes of you
🇹🇷 47:38 İşte sizler Allah yolunda harcamaya çağrılan kimselersiniz. İçinizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama cimrilik eden ancak kendi zararına cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer siz Hakk'tan yüz çevirirseniz Allah yerinize başka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar.
Mahmoud Khalil Al-Husary