☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve eğerAnd ifolur dayou areseferdeonbir yolculuka journeybulamazsanızand notbulursunyou findyazacak birinia scriberehinler (yeter)then pledgealınanin handeğerThen ifgüvenirsenizentrustsbirinizone of youdiğerinize(to) anotherödesinthen let dischargekimsethe one whokendisine güvenilenis entrustedemanetinihis trustve korksunAnd let him fearAllah'tanAllahRabbi olanhis LordgizlemeyinAnd (do) notgizlerlerconcealşahidliğithe evidenceve kimseAnd whoeveronu gizleyenconceals itşüphesiz othen indeed hegünahkardır(is) sinful onun kalbihis heartAllahAnd Allahşeyleriof whatyaptıklarınızyou dobilir(is) All-Knower
🇹🇷 2:283 Şayet siz sefer üzere olur bir kâtip de bulamazsanız, o vakit alınmış bir rehin belge yerine geçer. Yok eğer birbirinize güveniyorsanız kendisine güvenilen adam Rabbi olan Allah'dan korksun da üzerindeki emaneti ödesin. Bir de şahitliğinizi inkâr edip gizlemeyin, onu kim inkâr ederse mutlaka onun kalbi vebal içindedir. Her ne yaparsanız Allah onu bilir.
Allah'ındırTo Allah (belongs)newhatevervarsa(is) ingöklerdethe heavensve neand whatevervarsa(is) inyerdethe earthve eğerAnd ifaçıklasanız dayou discloseşeyiwhatiçlerinizdeki(is) inkendinizyourselvesveyaorgizleseniz deyou conceal itsizi hesaba çekerwill call you to accountonunlafor itAllahAllahbağışlarThen, He will forgivekimseyi[to] whomdilediğiHe willsazabederand He will punishkimseyiwhomdilediğiHe willsAllahAnd Allahheronhereveryşeyethingkadirdir(is) All-Powerful
🇹🇷 2:284 Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Siz içinizdekileri açığa vursanız da gizli tutsanız da Allah onunla sizi hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine de azab eder. Allah her şeye kadirdir.
inandıBelievedResulthe Messengerşeyein whatindirilenwas revealedkendisineto himRabbindenfromRabbihis Lordve mü'minler (de)and the believershepsiAllinandıbelievedAllah'ain Allahve meleklerineand His Angelsve Kitaplarınaand His Booksve peygamberlerineand His Messengersayırdetmeyiz (dediler)Notayrım yaparızwe make distinctionarasınıbetweenhiçbirinianyO'nun elçilerindenofO'nun elçileriHis messengersve dediler kiAnd they saidİşittikWe heardve ita'at ettikand we obeyedbağışlamanı dileriz(Grant) us Your forgivenessRabbimizour Lordsanadırand to Youdönüş(ümüz)(is) the return
🇹🇷 2:285 Peygamber, Rabbi'nden kendisine ne indirildiyse ona iman etti. Müminlerin de hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler. "Biz Allah'ın peygamberleri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz, bağışlamanı dileriz, dönüş ancak sanadır." dediler.
teklif etmez(Does) notyükburdenAllahAllahkimseyeany soulbaşkasınıexceptgücünün yettiğindenits capacity(herkesin) kendinefor itşeywhatkazandığıit earnedve aleyhinedirand against itşey (kötülük)whatişlediğiit earnedRabbimizOur Lordbizi sorumlu tutma(Do) notbizi sorumlu tutmatake us to taskeğerifunutursakwe forgetya daoryanılırsakwe errRabbimizOur Lordyük yüklemeAnd (do) notkoydulaybizeupon usağıra burdengibilike thatyüklediğin(which) You laid [it]üzerineonbizden öncekilerinthose who-dendi(were) frombizden öncebefore usRabbimizOur Lordbize yükleme[And] (do) notbize yüklemelay on usşeyleriwhatgücümüzün yetmediğimiznotkuvvet(the) strengthbizimwe haveona[of it] (to bear)ve affetAnd pardonbizi[from] usbağışlaand forgivebizi[for] usbize merhamet etand have mercy on ussenYou (are)bizim sahibimizsinour Protectorbize yardım eyleso help uskarşıagainsttoplumunathe people kafirler[the] disbelievers
🇹🇷 2:286 Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez. Herkesin kazandığı hayır kendisine, yaptığı kötülüğün zararı yine kendisinedir. Ey Rabbimiz, eğer unuttuk ya da yanıldıysak bizi tutup sorguya çekme! Ey Rabbimiz, bize bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme! Ey Rabbimiz, bize gücümüzün yetmeyeceği yükü de yükleme! Bağışla bizi, mağfiret et bizi, rahmet et bize! Sensin bizim Mevlamız, kâfir kavimlere karşı yardım et bize.