☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
işte oTheseelçiler ki(are) the Messengersüstün kıldıkWe (have) preferredkiminisome of themkarşıoverkimineothersonlardanAmong themkimine(were those with) whomkonuştuspokeAllahAllahve yükselttiand He raisedkimini desome of themderecelerle(in) degreesve verdikAnd We gaveÎsa'yaIsaoğlusonMeryem(of) Maryamaçık delillerthe clear proofsve onu destekledikand We supported himRuh ilewith SpiritKudüs[the] Holyve eğerAnd ifdileseydi(had) willedAllahAllahöldürmezlerdinotbirbirleriyle savaşırlardı(would have) fought each otherkimseleri (milletleri)those whoonların arkasından gelen(came) fromonlardan sonraafter themsonrafromsonraaftergelmiş olduktan[what]onlara geldicame to themaçık delillerthe clear proofsfakat[And] butanlaşmazlığa düştülerthey differedonlardan[so] of themkimileri(are some) whoinandıbelievedve onlardanand of themkimi de(are some) whoinkar ettideniedeğerAnd ifdileseydi(had) willedAllahAllahbirbirlerini öldürmezlerdinotbirbirleriyle savaşırlardıthey (would have) fought each otherama[and] butAllahAllahyapardoesşeyiwhatdilediğiHe intends
🇹🇷 2:253 O işaret olunan resuller yok mu, biz onların bazısını, bazısından üstün kıldık. İçlerinden kimi var ki Allah, kendisiyle konuştu, bazısını da derecelerle daha yükseklere çıkardı. Biz Meryem oğlu İsa'ya da o delilleri verdik ve kendisini Rûhu'lKudüs (Cebrail) ile kuvvetlendirdik. Eğer Allah dileseydi, bunların arkasındaki ümmetler, kendilerine o deliller geldikten sonra birbirlerinin kanına girmezlerdi. Fakat ihtilâfa düştüler, kimi iman etti, kimi inkâr etti. Yine Allah dileseydi, birbirlerininkanına girmezlerdi. Fakat Allah dilediğini yapar.
eyO youkimselerwhoinanan(lar)believe[d]infak edinSpendsize verdiğimiz rızıktanof whatsize rızık verdikWe (have) provided youöncefromöncebeforegelmezdenthatgelircomesgüna Dayolmadığınoalışverişinbargainingiçindein itve hiçbirand nodostluğunfriendshipve hiçbirand noşefaatinintercessionve kafirlerAnd the deniers ta kendileridirtheyzalimlerin(are) the wrongdoers
🇹🇷 2:254 Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir.
Allah (ki)Allah yoktur(there is) notanrıGodbaşkaexceptO'ndanHimdaima diridirthe Ever-Livingkoruyup yöneticidirthe Sustainer of all that existsO'nu tutmazNotO'nu yakalamazovertakes Himne bir uyuklamaslumberve ne de[and] notbir uykusleepO'nundurTo Him (belongs)newhat(ever)varsa(is) ingöklerdethe heavensve neand what(ever)varsa(is) inyerdethe earthkimdirWhoki(is) the onekimwhoşefaat edebilircan intercedekendisinin katındawith HimdışındaexceptO'nun izniby His permissionbilirHe knowsolanıwhatonların önünde(is)onlardan öncebefore themve olanıand whatarkalarında(is) behind themkavrayamazlarAnd notkuşatamazlarthey encompasshiçbir şeyanythingO'nun ilmindenofO'nun ilmiHis Knowledgedışındaexceptşeyler[of] whatdilediğiHe willedkaplamıştırExtendsO'nun KürsüsüHis Seatgökleri(to) the heavensve yeriand the earthO'na ağır gelmezAnd notO'nu yormaztires Himonları koru(yup gözet)mek(the) guarding of both of themOAnd Heyücedir(is) the Most Highbüyüktürthe Most Great
🇹🇷 2:255 Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. O daima diridir (hayydır), bütün varlığın idaresini yürüten (kayyum)dir. O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmadan huzurunda şefaat edecek olan kimdir? O, kullarının önlerinde ve arkalarında ne varsa hepsini bilir. Onlar ise, O'nun dilediği kadarından başka ilminden hiç bir şey kavrayamazlar. O'nun kürsisi, bütün gökleri ve yeri kucaklamıştır. Onların her ikisini de görüp gözetmek O'na bir ağırlık vermez. O çok yücedir, çok büyüktür.
yoktur(There is) nozorlamacompulsionDindeindinthe religionelbetteSurelyseçilip belli olmuşturhas become distinctdoğrulukthe right (path)sapıklıktanfromzulümthe wrongkimThen whoeverinkar ederdisbelievestağut (şeytan)ıin false deitiesve inanırsaand believesAllah'ain Allahmuhakkak ki othen surelyyapışmıştırhe graspedbir kulpathe handhold sağlam[the] firmkopmayan(which) notbozarlar(will) breakAllah[for it]ve AllahAnd Allahişitendir(is) All-HearingbilendirAll-Knowing
🇹🇷 2:256 Dinde zorlama yoktur. Çünkü doğruluk, sapıklıktan ayırd edilmiştir. Artık her kim tâğutu inkar edip, Allah'a inanırsa, sağlam bir kulpa yapışmıştır ki, o hiçbir zaman kopmaz. Allah, her şeyi işitir ve bilir.