☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve neAnd whateversize verildiyseyou have been givenher şeydenfromşeylerthingsgeçimidir(is) an enjoymenthayatının(of the) lifedünya(of) the worldve süsüdürand its adornmentolan iseAnd whatyanında(is) withAllah'ınAllahdaha hayırlıdır(is) betterve daha kalıcıdırand more lastingaklınızı kullanmıyor musunuz?So (will) notakıl edersinizyou use intellect
🇹🇷 28:60 Size verilen şeyler, dünya hayatının geçim vasıtası ve debdebesidir. Allah katında olanlar ise, daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ buna aklınız ermeyecek mi?
kimse midir?Then is (he) whomkendisine vadettiğimizWe have promised himbir söza promisegüzelgoodve oand hemuhakkak ona kavuşacak olan(will) meet itkimse gibilike (the one) whomkendisine yaşattığımızWe provided himgeçici zevkinienjoymenthayatının(of the) lifedünya(of) the worldsonrathenohegünü(on the) Daykıyamet(of) the Resurrectiongetirileceklerden olan(will be) amongsunulanlarthose presented
🇹🇷 28:61 Şu halde, kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz, ardından ona kavuşan kimse, (sırf) dünya hayatının geçici zevkini yaşattığımız ve sonra kıyamet gününde (azab için) huzurumuza getirilenler arasında bulunan kimse gibi midir?
ve o günAnd (the) Day(Allah) onlara seslenerekHe will call themder kiand saynerede?Wherebenim ortaklarım(are) My partnersolduklarınıwhomidinizyou used (to)zannettiklerinizclaim
🇹🇷 28:62 O gün Allah onları çağırarak, "Benim ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz, hani nerede?" diyecektir.
derler(Will) sayolanlarthose hak(has) come trueüzerlerineagainst whomsözthe WordRabbimizOur LordşunlardırThesekimseler(are) those whomazdırdıklarımızwe led astrayonları azdırdıkWe led them astraygibiaskendimiz azdığımızwe were astrayuzak olduğumuzuWe declare our innocencesana arz ederizbefore YouzatenNotonlar değildithey used (to)bizeworship ustapanlardanworship us
🇹🇷 28:63 (O gün) haklarında azaba itilme, hükmü gerçekleşen kimseler, "Rabbimiz! Biz nasıl azmışsak, işte bu azmışları da öylece azdırdık. (Onların suçlarından) beri olduğumuzu sana arzederiz. Zaten onlar aslında bizlere tapmıyorlardı." derler.
ve denir kiAnd it will be saidçağırınCallkoştuğunuz ortaklarıyour partnersonları çağırırlarAnd they will call themfakatbut notçağrısına cevap vermezlerthey will respondbunlarınto themve karşılarında görürlerand they will seeazabıthe punishmentne olurduIf onlyonlar[that] theyidihad beenyola gelselerguided
🇹🇷 28:64 "(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!" denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!
ve günAnd (the) Dayonlara seslenerekHe will call themder kiand sayne?Whatcevap verdinizdid you answerelçilerethe Messengers
🇹🇷 28:65 O gün Allah onları çağırıp "Peygamberlere ne cevap verdiniz?" diyecektir.
kör olmuşturBut (will) be obscureonlarato themhaberlerthe informationo günthat dayve onlarso theybirbirlerine de soramazlarwill not ask one anotherbirbirlerine sormazlarwill not ask one another
🇹🇷 28:66 İşte o gün onlara bütün haberler kapkaranlık olmuştur; onlar birbirlerine de soramayacaklardır.
amaBut as forkim(him) whotevbe ederserepentedve inanırsaand believedve yaparsaand didiyi işrighteousnessumulurthen perhapski[that]olurhe will bekurtuluşa erenlerdenofkurtuluşa erenlerthe successful ones
🇹🇷 28:67 Fakat tevbe ederek, iman edip iyi işler yapan kimseye gelince, o, kurtuluşa erenler arasında olmayı umabilir.
ve RabbinAnd your LordyaratırcreatesnewhatdilerseHe willsve seçerand choosesdeğildirNotonların vardırthey haveonlara aitfor themseçimthe choicemünezzehtirGlory beAllah(to) Allahve yücedirand High is Heşeylerdenabove whatortak koştuklarıthey associate (with Him)
🇹🇷 28:68 Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir ve şanı yücedir.
ve RabbinAnd your Lordbilirknowsneyiwhatgizlediğiniconcealsgöğüslerinintheir breastsve neyiand whataçığa vurduğunuthey declare
🇹🇷 28:69 Rabbin, onların, sinelerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
ve OAnd HeAllah'tır(is) Allaholmayan(there is) notanrıgodbaşkabutO'ndanHeO'na mahsusturTo Himhamd(are due) all praisesilk olaninilkthe firstve son olanand the lastve O'nundurAnd for HimHüküm(is) the Decisionve O'naand to Himdöndürüleceksinizyou will be returned
🇹🇷 28:70 İşte O, Allah'tır. O'ndan başka tanrı yoktur. Önünde de, sonunda da hamd O'nundur, hüküm O'nundur. Ve ancak O'na döndürüleceksiniz.