kimselerinAnd those whoölen(ler)pass awayiçinizdenamong yougeriye bıraktıklarıand leave behindeşleriwives(bekleyip) gözetlerler(the widows) should waitkendilerinifor themselvesdört(for) fouraymonthsve on (gün)and ten (days)zamanThen whenbitirdiğithey reachsürelerinitheir (specified) termyokturthen (there is) nobir günahblamesizeupon youyapmalarındafor whatyaparlarthey doiçinconcerningkendilerithemselvesuygun olanıin a fair mannerAllahAnd Allahyaptıklarınızdanof whatyaparsınızyou dohaberdardır(is) All-Aware
🇹🇷 2:234 İçinizden vefat edip de geride eşler bırakan kimselerin hanımları, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. İddet (bekleme) sürelerini bitirdikleri zaman, artık kendileri hakkında meşru bir şekilde yapacakları hareketten size bir günah yoktur. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
yokturAnd (there is) nobir günahblamesizeupon youüstü kapalı biçimde bildirmenizdenin whatüstü kapalı söylersinizyou hintona[with it]evlenme isteğiniziofevlenme teklifimarriage proposalkadınlara[to] the womenyahutorgizlemenizdenyou conceal itiçinizdeinkendinizyourselvesbilirKnowsAllahAllahşüphesiz sizinthat youonları anacağınızıwill mention themfakat[and] butsakın onlarla sözleşmeyin(do) notonlara (dul kadınlara) söz vermeyinpromise them (widows)gizli(buluşma)yasecretlydışındaexceptsöylemenizthatdersinizyou saybir söza sayingiyi (meşru)honorableve kalkışmayınAnd (do) notkesin karar vermeyinresolve (on)akdine (kıymaya)the knotnikah(of) marriagekadaruntilulaşıncayareachesyazılanın (iddetinin)the prescribed termsonunaits endve bilin kiAnd knowşüphesizthatAllahAllahbilirknowsşeyiwhatiçinizden geçen(is) withinkendinizyourselvesO'ndan sakınınso beware of Himve yine bilin kiAnd knowşüphesizthatAllahAllahbağışlayandır(is) Oft-ForgivinghalimdirMost Forbearing
🇹🇷 2:235 Böyle kadınlara evlenme isteğinizi üstü kapalı biçimde çıtlatmanızda veya gönlünüzde tutmanızda size bir vebal yoktur. Allah biliyor ki siz onları mutlaka anacaksınız. Fakat meşru bir söz söylemekten başka bir şekilde kendileriyle gizlice sözleşmeyin. Farz olan iddet sona erinceye kadar da nikâh akdine azmetmeyin (kesin karar vermeyin). Bilin ki Allah gönlünüzdekini bilir. Öyle ise O'nun azabından sakının. Yine bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok yumuşaktır.
yoktur(There is) nobir günahblamesizeupon youeğerifboşarsınızyou divorcekadınları[the] womenhenüz dokunmadanwhomdeğilnotdokundunuzyou have touchedya danorbelirlemedenyou specifiedonlarafor themmehir(lerini)an obligation (dower)ve onları faydalandırsınAnd make provision for them eli geniş olanuponzenginlerthe wealthykendi gücü nisbetindeaccording to his meanseli dar olan daand uponyoksullarthe poorkendi gücü nisbetindeaccording to his means bir geçimliklea provisiongüzelin a fair mannerbu bir borçtura dutyüzerineuponiyilik edenlerinthe good-doers
🇹🇷 2:236 Eğer kadınları, kendilerine dokunmadan veya onlara bir mehir takdir etmeden boşarsanız (bunda) size bir vebal yoktur. Şu kadar ki onlara (mal verip) faydalandırın. Eli geniş olan hâline göre, eli dar olan da haline göre ve güzellikle faydalandırmalıdır. Bu, iyilik yapanlar üzerine bir borçtur.
ve eğerAnd ifonları boşarsanızyou divorce themöncefromöncebeforehenüz dokunmadan[that]onlara dokundunuzyou (have) touched themtakdirdewhile already(bir mehir) tesbit ettiğinizyou have specifiedonlar içinfor themvermeniz gerekiran obligation (dower)yarısınıthen (give) halfşeyin (mehrin)(of) whattesbit ettiğinizyou have specifiedhariçunless(kadının) vazgeçmesi[that](kadınlar) vazgeçerlerthey (women) forgo (it)veyaorvazgeçmesiforgoeskimsenin (erkeğin)the oneelinde olanin whose handsakdi(is the) knotnikah(of) the marriage(erkekler) sizin affetmenizAnd thatvazgeçersenizyou forgodaha yakındır(is) nearertakvayato [the] righteousnessunutmayınAnd (do) notunutursunuzforgetiyilik etmeyithe graciousnessbirbirinizeamong youşüphesizIndeedAllahAllahşeyleriof whatyaptıklarınızyou dogörür(is) All-Seer
🇹🇷 2:237 Eğer onları, kendilerine dokunmadan önce boşar ve mehri de kesmiş bulunursanız, o zaman borç, o kestiğiniz miktarın yarısıdır. Ancak kadınlar veya nikâh akdini elinde bulunduran kimse bağışlarsa başka. Ey erkekler! sizin bağışlamanız ise takvaya daha yakındır. Aranızdaki fazileti unutmayın şüphesiz ki Allah, her ne yaparsanız hakkiyle görür.
Mahmoud Khalil Al-Husary