ve eğerAnd ifbiz onlara acısaydıkWe had mercy on themve kaldırsaydıkand We removedolanıwhatkendilerinde(was) on themsıkıntıdanofzorluk(the) hardshipyine devam ederlerdisurely they would persistazgınlıklarındainazgınlıklarıtheir transgressionbocalamayawandering blindly
🇹🇷 23:75 Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.
andolsunAnd verilybiz onları yakaladıkWe seized themazab ilewith the punishmentama yinebut notboyun eğmedilerthey submitRabblerineto their Lordveand notO'na yalvarmıyorlarthey supplicate humbly
🇹🇷 23:76 Andolsun, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler, tazarru' ve niyazda da bulunmadılar.
nihayetUntilzamanwhenaçtığımızWe openedüzerlerinefor themkapısıa gatebir azabof a punishmentbir azabınof a punishmentşiddetliseverederhalbeholdonlarTheyO'nun içindein itşaşkın ve umutsuz kalırlar(will be in) despair
🇹🇷 23:77 Nihayet üzerlerine, azabı çok şiddetli bir kapı açtığımız zaman, bir de bakarsın ki onlar orada şaşkın ve ümitsiz kalmışlardır!
ve O'durAnd Heinşa eden(is) the One Whoçıkardıproducedsizin içinfor youkulağıthe hearingve gözleriand the sightve gönülleriand the feelingazlittlene kadar(is) whatşükrediyorsunuzyou give thanks
🇹🇷 23:78 Halbuki sizin için o kulağı, o gözleri ve o gönülleri yaratan O'dur. Ne de az şükrediyorsunuz!
ve O'durAnd Hesizi yaratıp yayan(is) the One Whosizi çoğalttımultiplied youyeryüzündeinyeryüzüthe earthve O'nun (huzurunda)and to Himtoplanacaksınızyou will be gathered
🇹🇷 23:79 Ve sizi yeryüzünde yaratıp türeden O'dur. Sırf O'nun huzuruna toplanacaksınız.
ve O'durAnd Heyaşatan(is) the One Whodiriltirgives lifeve öldürenand causes deathve O'nun(eseri)dirand for Himdeğişmesi(is the) alternationgecenin(of) the nightve gündüzünand the dayaklınızı kullanmıyor musunuz?Then will notakıl edersinizyou reason
🇹🇷 23:80 Ve O, yaşatan ve öldürendir; gecenin ve gündüzün değişmesi O'nun eseridir. Hâlâ aklınızı kullanmaz mısınız?
hayırNayonlar da dedilerthey saygibi(the) likene(of) whatdedi (ise)saidevvelkilerthe former (people)
🇹🇷 23:81 Hayır, öncekilerin söylediklerinin benzerini söylediler.
dediler kiThey saidzaman mı?What! Whenöldüğümüzwe are deadve olduğumuzand becometoprakdustve kemikand bonesbiz mi?would wediriltileceğizsurely be resurrected
🇹🇷 23:82 Dediler ki: "Sahi biz, ölüp de bir toprak ve kemik yığını haline gelmişken, mutlaka yeniden diriltileceğiz öyle mi?"
andolsunVerilyyapıldıwe have been promisedbize[we]ve atalarımızaand our forefathersbu (tehdid)thisbizden öncebeforeöncebeforedeğildirnotbu(is) thisbaşka bir şeybutmasallarından(the) talesevvelkilerin(of) the former (people)
🇹🇷 23:83 "Yemin ederiz ki, gerek bize, gerekse daha önce atalarımıza böyle bir vaadde bulunuldu; (fakat) bu geçmiştekilerin masallarından başka bir şey değildir!"
de kiSaykimindir?To whom (belongs)dünyathe earthve bulunanlarand whoeveriçinde(is) in iteğerifisenizyoubiliyorknow
🇹🇷 23:84 (Resulüm!) de ki: "Eğer biliyorsanız (söyleyin bakalım), bu dünya ve onda bulunanlar kime aittir?"
diyeceklerThey will sayAllah'ındırTo Allahde kiSaydüşünmüyor musunuz?Then will nothatırlarsınızyou remember
🇹🇷 23:85 "Allah'a aittir" diyecekler. "Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız?" de.
de kiSaykimdir?WhoRabbi(is the) Lordgöğün(of) the seven heavensyedi(of) the seven heavensve Rabbiand (the) LordArş'ın(of) the Thronebüyükthe Great
🇹🇷 23:86 "Yedi kat göklerin Rabbi, azametli Arş'ın Rabbi kimdir?" diye sor.
diyeceklerThey will sayAllah'ındırAllahde kiSaykorkmuyor musunuz?Then will not(O'ndan) korkarsınızyou fear (Him)
🇹🇷 23:87 "(Onlar da) Allah'ındır." diyecekler. "Şu halde siz Allah'tan korkmaz mısınız?" de.
de kiSaykimdir?Who is (it)elinde olanin Whose Hand(s)melekutu (mülkü ve yönetimi)(is the) dominionher(of) allşeyinthingsve Oand Hekoruyup kollayanprotectsfakatand no (one)korunup kollanmayan(can) be protectedkendisiagainst HimeğerIfisenizyoubiliyorknow
🇹🇷 23:88 "Eğer biliyorsanız (söyleyin), her şeyin melekûtu (mülkiyeti ve yönetimi) kendisinin elinde olan, kendisi her şeyi koruyup kollayan; fakat kendisi korunmayan (buna muhtaç olmayan) kimdir?" diye sor.
diyeceklerThey will sayAllah'a aittirAllahde kiSaynasıl?Then howbüyüleniyorsunuzare you deluded
🇹🇷 23:89 "(Bunlar da) Allah'ındır." diyecekler. "Öyle ise nasıl olur da büyülenirsiniz?" de.
Mahmoud Khalil Al-Husary