☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
ve iletilmişlerdirAnd they were guidedgüzelinetoiyilikthe goodsözünofsözthe speechve iletilmişlerdirand they were guidedyolunatoyol(the) pathçok övülen(Allah)ın(of) the Praiseworthy
🇹🇷 22:24 Hem sözün güzelini işitecek duruma ulaştırılmışlar, hem de övülmeye layık (olan Allah'ın) yoluna eriştirilmişlerdir.
şüphesizIndeedkimselerthose whoinkar eden(ler)disbelievedve geri çevirenlerand hinderyolundanfromyol(the) wayAllah'ın(of) Allahve Mescid-i (Haram'dan)and Al-Masjid Al-Haraam(ve Mescid-i) Haram'danand Al-Masjid Al-Haraamyaptığımızwhichonu yaptıkWe made itbütün insanlar içinfor the mankindeşit (ibadet yeri)equalyerli olan(are) the residentoradathereinve dışarıdan gelenand the visitorve kimand whoeveristerseintendsorada (böyle)thereinhaktan sapmakof deviationzulüm ile(or) wrongdoingona taddırırızWe will make him tastebir azabtanofbir azapa punishmentacıpainful
🇹🇷 22:25 Şüphesiz inkâr edenlere, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescidi Haram'dan alıkoyanlara ve orada zulümle yanlış yola saptırmak isteyene can yakıcı bir azab tattırırız.
bir zamanlarAnd whenkondurmuştukWe assignedİbrahim'ito Ibrahimyerine(the) siteBeyt(Ka'be'n)in(of) the HousediyeThatortak koşma(do) notortak koşarlarassociatebanawith Mehiçbir şeyianythingve temizleand purifyevimiMy Housetavaf edenler içinfor those who circumambulateve ayakta duranlar içinand those who standve rüku' edenler içinand those who bowsecde edenler için(and) those who prostrate
🇹🇷 22:26 Bir zamanlar Kâbe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, orada (kıyama) duranlar, ruku edenler ve secdeye varanlar için evimi tertemiz et.
ve ilan etAnd proclaimiçindetoinsanlar[the] mankindhaccı[of] the Pilgrimagesana gelsinlerthey will come to youyaya olarak(on) footve üzerindeand onhereveryyorgun develean camelgelenthey will come(türlü)fromhereveryyollardanmountain highwayuzakdistant
🇹🇷 22:27 İnsanları hacca çağır; yürüyerek veya incelmiş binekler üstünde (uzak yollardan) her derin vadiyi aşarak sana gelsinler.
şahit olmaları içinThat they may witnessbirtakım faydalarabenefitskendileri içinfor themve anmaları içinand mentionadını(the) nameAllah'ın(of) Allahgünlerdeongünlerdaysbelirliknownüzerineoverşeyleriwhatonlara rızık olarak verilenHe has provided themyürüyen-danofyürüyen(the) beastdavarların(of) cattleyeyinSo eatonlardanof themve yedirinand feedsıkıntı içinde bulunanthe miserablefakirethe poor
🇹🇷 22:28 Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.
sonraThengidersinlerlet them endkirlerinitheir prescribed dutiesve yerine getirsinlerand fulfiladaklarınıtheir vowsve tavaf etsinlerand circumambulate(Eski) Evi [Kâbe'yi]the HouseEski (Evi) [Kâbe'yi][the] Ancient
🇹🇷 22:29 Sonra kirlerini giderip temizlensinler. Adaklarını yerine getirsinler. Kâbeyi tavaf etsinler.
işte öyleThatve kimand whoeversaygı gösterirsehonorsyasaklarına(the) sacred ritesAllah'ın(of) Allahişte othen ithayırlıdır(is) bestkendisi içinfor himyanındanearRabbininhis Lordve size helal kılınmıştırAnd are made lawfulsizin içinto youhayvanlarthe cattledışındakiexceptşeylerwhatoku(nup açıkla)nanis recitedsizeto youartık kaçınınSo avoidpisthe abominationputlardanofputlarthe idolsve kaçınınand avoidsözden(the) wordyalanfalse
🇹🇷 22:30 Emir budur, Allah'ın yasaklarına kim saygı gösterirse, bu, kendisi için Rabbinin katında şüphesiz hayırdır. Size bildirilegelenden başka bütün hayvanlar helal kılınmıştır. O halde o pis putlardan kaçının ve yalan sözden sakının.