RabbidirLordgöklerin(of) the heavensyerinand the earthve şeylerinand whateverbunlar arasında bulunan(is) between both of themO'na kulluk etso worship Himve sabretand be constantO'na kulluktain His worshipbiliyormusun?Dobilirsinizyou knowO'nunfor Himadaşınıany similarity
🇹🇷 19:65 O, göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir. O halde, O'na ibadet et ve O'na ibadet etmekte sabırlı ol. Hiç sen Allah'ın ismini taşıyan başka birini bilir misin?
ve diyor kiAnd saysinsan[the] manzaman mı?What! WhenöldüğümWhat! WhenöldümI am deadmuhakkaksurely willçıkarılacağımI be brought forthdiri olarakalive
🇹🇷 19:66 Halbuki insan şöyle der: "Ben öldüğüm zaman, ileride gerçekten diri olarak (mezardan) çıkarılacak mıyım?"
düşünmüyor mu?Does notanınrememberinsan[the] manbizimthat Weonu yarattığımızıWe created himöncedenbeforeöncebeforevewhile notdeğilkenhe washiçbir şeyanything
🇹🇷 19:67 O insan, daha önce hiçbir şey değilken kendisini yoktan var ettiğimizi hatırlamaz mı?
Rabbine andolsun kiSo by your Lordonları mutlaka toplayacağızsurely, We will gather themve şeytanlarıand the devilssonrathenonları bulunduracağızsurely, We will bring themçevresindearoundcehenneminHelldiz çökmüş vaziyettebent (on) knees
🇹🇷 19:68 Rabbine andolsun ki biz onları (öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden kâfirleri) şeytanları ile beraber elbette ve elbette mahşerde toplayacağız. Sonra onları muhakkak cehennemin etrafında dizleri üstü hazır bulunduracağız (ki cennetlikleri görüp hasret çeksinler.).
sonraThenayıracağızsurely, We will drag outherfromhereverymillettensecthangisininthose of themen çok(who were) worstkarşıagainstRahman'athe Most Graciousisyan edeni(in) rebellion
🇹🇷 19:69 Sonra her zümreden Rahmân'a karşı en ziyade isyankâr hangileri ise, muhakkak ayırıp atacağız.
sonraThenelbette bizsurely, Wedaha iyi bilirizknow bestkimlerin[of] those whoonlar[they]uygun olduğunu(are) most worthyorayathereingirmeğe(of) being burnt
🇹🇷 19:70 Sonra o cehenneme atılmaya layık olanların kimler bulunduğunu elbette biz daha iyi biliriz.
ve yokturAnd (there is) notiçinizden(any) of youhiç kimsebutoraya gitmeyecek(will be) passing over it(bu)(This) isüzerineuponRabbininyour Lordbir borçturan inevitabilitykesindecreed
🇹🇷 19:71 İçinizden hiçbiri istisna edilmemek üzere mutlaka herkes cehenneme varacaktır. Bu, Rabbinin katında kesinleşmiş bir hükümdür.
sonraThenkurtarırızWe will deliverkimselerithose whomuttakileri (sakınanları)feared (Allah)ve bırakırızand We will leavezalimlerithe wrongdoersoradathereindiz üstü çökmüş olarakbent (on) knees
🇹🇷 19:72 Sonra Allah'dan korkup, sakınanları kurtaracağız ve zalimleri de toptan cehennemde bırakacağız.
ve zamanAnd whenokunduğuare recitedonlarato themayetlerimizOur Versesaçık açıkclearderlersaykimselerthose whoinkar edenlerdisbelievedkimseler içinto those whoinanan(lar)believedhangisininWhichiki topluluktan(of) the two groupsdaha hayırlıdır(is) bettermakamı(in) positionve daha güzeldir?and bestmeclisi (mevkii)(in) assembly
🇹🇷 19:73 Âyetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman, o inkâr edenler, iman edenlere dediler ki: "Bu iki zümreden (Mümin ve kâfirlerden) hangisi mevki bakımından daha iyi, meclis ve topluluk itibariyle daha güzeldir?"
ve niceAnd how manyhelak ettikWe destroyedonlardan öncebefore themnesillerofbir nesila generation onlartheydaha güzeldi(were) bettereşyaca(in) possessionsve gösterişceand appearance
🇹🇷 19:74 Halbuki biz, kendilerinden evvel, mal ve gösterişce daha güzel nice asırlar halkını helak etmişizdir.
de kiSaykimWhoeveriseisiçindeinsapıklık[the] errorsüre versinthen surely will extendonafor himRahmanthe Most Graciousbi sürean extensionnihayet;untilzamanwhengördüklerithey seeşeyleriwhatva'dedildiklerithey were promisedyaeitherazabıthe punishmentveyaor(duruşma) sa'ati(ni)the Hourbileceklerdirthen they will knowkiminwhoo[he]daha kötüdür(is) worstmekanı(in) positionve daha zayıftırand weakeradamları(in) forces
🇹🇷 19:75 Onlara de ki: "Kim sapıklık içinde ise, Rahmân ona mal ve evlatça ziyadelik ve azgınlığında mühlet verir. Nihayet kendilerine vaad edilen azabı, yahut kıyamet günü cehennemi gördükleri vakit, artık bilecekler kimin mevkii daha fena ve yardımcıları daha zayıfmış.
ve artırırAnd Allah increasesAllahAnd Allah increaseskimselerinthose whoyola gelen(lerin)accept guidancehidayetini(in) guidanceve kalıcı olanAnd the everlastingyararlı işlergood deedsdaha hayırlıdır(are) betteryanındanearRabbininyour Lordmükafat bakımından(for) rewardve daha iyidirand bettervarılacak yer bakımından(for) return
🇹🇷 19:76 Allah, hidayeti kabul edenlere, daha çok hidayet verir. Baki kalacak olan salih ameller, Rabbinin katında sevap bakımından da daha hayırlıdır, sonuç bakımından da daha hayırlıdır.
Mahmoud Khalil Al-Husary