onları uyarAnd warn themgününe (karşı)(of the) Dayhasret(of) the Regreto zamanwhenhükmedilirhas been decidedişethe matteronlarAnd theyiçinde iken(are) ingafletheedlessnessve onlarand theyiman etmezlerken(do) notiman ederlerbelieve
🇹🇷 19:39 (Ey Muhammed!) İnsanların pişmanlık duyacağı ve işin bitmiş olacağı (kıyamet) günü ile onları uyar. Onlar hâlâ gaflet içindedirler, onlar iman etmezler.
ancak bizIndeed, Webiz[We]varis oluruz[We] will inheritdünyayathe earthve bulunanlaraand whoeveronun üzerinde(is) on itve bizeand to Usdöndürülürlerthey will be returned
🇹🇷 19:40 Şüphesiz biz bütün yeryüzüne ve üzerindekilere varis olacağız. Ve onlar da mutlaka bize döndürüleceklerdir.
an (hatırla)And mentionKitaptainKitapthe Bookİbrahim'iIbrahimgerçekten oIndeed, heidiwasçok doğrua man of truthbir peygambera Prophet
🇹🇷 19:41 Kur'ân'da İbrahim'i(n kıssasını da) an. Şüphesiz ki o, sıddık (özü, sözü doğru) bir peygamberdi.
haniWhendemişti kihe saidbabasınato his fatherey babacığımO my fatherniçin?Whytapıyorsun(do) you worshipşeylerethat whichişitmeyennotişitirhearsveand notgörmeyenseesveand notyararı olmayanbenefitssana[to] youhiçbir(in) anything
🇹🇷 19:42 O, bir zaman babasına şöyle demişti: "Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun?"
ey babacığımO my fatherbanaIndeed, [I]elbetteverilybana geldi(has) come to mebir bilgiofilimthe knowledgesana gelmeyenwhatdeğilnotsana geldicame to youbana uyso follow meseni ileteyimI will guide youbir yola(to) the pathdüzgüneven
🇹🇷 19:43 "Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. O halde bana uy da, seni doğru bir yola eriştireyim."
ey babacığımO my fathertapma(Do) notibadet edinworshipşeytanathe ShaitaançünküIndeedşeytanthe ShaitaanRahman'aisRahman'ato the Most Graciousisyan etmiştirdisobedient
🇹🇷 19:44 "Babacığım! Şeytana tapma, çünkü şeytan Rahmân (olan Allah)a âsî oldu."
ey babacığımO my fatherelbette benIndeed, Ikorkuyorum[I] feardiyethatsana dokunacakwill touch youbir azaba punishmentRahmandanfromRahmanthe Most Graciouso zaman olursunso you would beşeytanınto the Shaitaandostua friend
🇹🇷 19:45 "Babacığım! Doğrusu ben korkarım ki, sana Rahmân'dan bir azab dokunur da şeytana (cehennemde arkadaş) olursun."
dedi kiHe saidyüz mü çeviriyorsun?Do you hatesenDo you hatebenim tanrılarımdan(from)ilahlarımmy godsEy İbrahimO IbrahimeğerSurely, ifvazgeçmezsennotvazgeçersinizyou desistandolsun seni taşlarımsurely, I will stone youbenden ayrıl git'so leave meuzun süre(for) a prolonged time
🇹🇷 19:46 Babası "Ey İbrahim! Sen benim ilâhlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). Haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.
dediHe saidselamPeace (be)sanaon youmağfiret dileyeceğimI will ask forgivenesssenin içinfor youRabbimden(from) my Lordçünkü OIndeed, Hebanaisbanato meçok lutufkardırEver Gracious
🇹🇷 19:47 İbrahim şöyle dedi: "Selâm sana olsun, senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü o, bana çok lütufkârdır."
sizden ayrılıyorumAnd I will leave youveand whatyalvardıklarınızdanyou invokebaşkabesidesbaşkabesidesAllah'tanAllahve yalnız yalvarıyorumand I will invokeRabbimemy Lordumarım kiMay beolmamthat notolacağımI will beyalvarmaklain invocationRabbime(to) my Lordbahtsızunblessed
🇹🇷 19:48 "Ben, sizden ve Allah'tan başka taptığınız şeylerden çekilip ayrılırım da Rabbime dua (ibadet) ederim. Rabbime yalvarışımda mahrum kalmayacağımı umarım."
ne zaman kiSo whenonlardan ayrıldıhe left themveand whatonların taptıklarındanthey worshippedbaşkabesides AllahAllah'tan başkabesides AllahAllah'tanbesides Allahbiz armağan ettik[and] We bestowedona[to] himİshak'ıIsaacve Ya'kub'uand Yaqubve hepsiniand each (of them)yaptıkWe madepeygambera Prophet
🇹🇷 19:49 İbrahim, kavminden ve onların Allah'tan başka ibadet ettikleri şeylerden uzaklaşınca, biz ona İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u ihsan ettik. Ve hepsini de peygamber yaptık.
ve lutfettikAnd We bestowedonlarato themrahmetimizdenofrahmetimizOur Mercyve verdikand We madeonlar içinfor themdilia truthful mentionbir doğruluka truthful mentionyücehigh
🇹🇷 19:50 Biz onlara rahmetimizden lütuflarda bulunduk. Hepsine de dillerde güzel ve yüksek bir övgü verdik.
anAnd mentionKitaptainKitapthe BookMusa'yı daMusaçünkü oIndeed, heidiwasiçi temizchosenve idiand wasbir peygambera Messengernebia Prophet
🇹🇷 19:51 Kur'ân'da Musa'yı da an; Şüphesiz ki o, ihlaslı bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi.
Mahmoud Khalil Al-Husary