☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
durumuThe examplecennetinof Paradiseşöyledirwhichva'dedilen(is) promisedkorunanlara(to) the righteousakarflowsaltındanfromonun altındanunderneath itırmaklarthe riversmeyvesiIts foodsüreklidir(is) everlastingve gölgesi deand its shadeişte budurThissonu(is the) endkimselerinof those whokorunan(ların)(are) righteousve sonu iseand (the) endinkar edenlerin(of) the disbelieversateştir(is) the Fire
🇹🇷 13:35 Müttakilere vaad olunan cennetin misali şöyledir: Altından ırmaklar akar durur, yemişleri süreklidir, gölgeleri de. İşte bu, takva yolunu tutanların akıbetidir. Kâfirlerin akıbeti de ateştir.
ve kimselerAnd those (to) whomverdiğimizWe have given themKitapthe Booksevinirlerrejoiceindirileneat whatindirildihas been revealedsanato youfakat (vardır)but amongkabilelerdenthe groupskimseler(those) whoinkar eden(ler)denyonun bir kısmınıa part of itde kiSayyalnızOnlybana emredildiI have been commandedkulluk etmemthatibadet ederimI worshipAllah'aAllahveand notortak koşmamamI associate partnersO'nawith HimO'naTo Himda'vet ederimI callve O'nadırand to Himdönüşüm(is) my return
🇹🇷 13:36 Bir de kendilerine kitap verdiklerimiz, sana indirilen (vahiy) le sevinç duyuyorlar. Bununla beraber hizipleşenlerden, âyetlerin bir kısmını inkâr edenler de vardır. De ki: "Ben ancak Allah'a kulluk etmekle ve O'na şirk koşmamakla emrolundum. Ben O'na davet ediyorum, dönüşüm de O'nadır."
ve işteAnd thusbiz onu indirdikWe have revealed itbir hüküm olarak(to be) a judgment of authorityarapça(in) Arabicve eğerAnd ifuyarsanyou followonların keyiflerinetheir desiressonraafter whatsana gelencame to youilimdenofilimthe knowledgeartık yokturnotsenin içinfor youAllah'tanagainstAllahAllahhiçbiranydostprotectorne deand notbir koruyucudefender
🇹🇷 13:37 Ve işte biz o Kur'ân'ı Arapça bir hüküm olarak indirdik. Yemin olsun ki, eğer sen, sana vahiyle gelen bu bilgiden sonra onların keyiflerine uyacak olursan, sana Allah'dan ne bir dost vardır, ne de bir koruyucu.
ve andolsunAnd certainlybiz gönderdikWe sentelçilerMessengerssenden öncefromsenden öncebefore youve verdikand We madeonlarafor themeşlerwivesve çocuklarand offspringdeğildirAnd notmümkünwashiçbir elçininfor a Messengergetirmesithatgelirhe comesbir ayetwith a signolmadanexceptizniby the leaveAllah'ın(of) AllahherFor everythingsürenin(is) a timebir yazısı (vardır)prescribed
🇹🇷 13:38 Andolsun ki, biz senden önce de peygamberler gönderdik. Onlara da eşler ve çocuklar verdik. Allah'ın izni olmadan herhangi bir âyet getirmek ise hiçbir peygamberin haddi değildir. Her ecel için bir yazı vardır.
siler(Is) eliminatedAllah(by) AllahdilediğiniwhatO dilerHe willsve (dilediğini) bırakırand confirmsO'nun yanındadırand with Himana(is) the Mother (of) the BookKitap(is) the Mother (of) the Book
🇹🇷 13:39 Allah dilediğini imha eder, dilediğini de yerinde bırakır. Ana kitap O'nun katındadır.
yaAnd whethersana gösteririz(what)sana gösteririzWe show youbir kısmınıa partonları uyardığımızın(of) whatonlara vadettikWe have promised themya daorsenin canını alırızWe cause you to dieşüphesizso onlysana düşenon yousadece duyurmaktır(is) the conveyanceve bize düşerand on Ushesap görmek(is) the reckoning
🇹🇷 13:40 Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek, yahut seni, onu görmeden vefat ettirsek, yine de sana düşen sadece tebliğ etmek, bize düşen de hesaba çekmektir.
görmediler mi?Did notgörürlerthey seebizimthat Wegeldiğimizicomeyeryüzüne(to) the landonu eksilttiğimizireducing ituçlarındanfromkenarlarıits bordersAllah'tırAnd Allahhüküm verenjudgesyoktur(there is) noiptal edecekadjusterO'nun hükmünü(of) His Judgmentve O'nunAnd Heçabuktur(is) Swifthesabı(in) the reckoning
🇹🇷 13:41 Görmüyorlar mı ki, biz yeri etrafından eksiltip duruyoruz. Allah öyle hükmeder ki, O'nun hükmünü engelleyecek kimse yoktur. O çok hızlı hesap görür.
ve kuşkusuzAnd certainlytuzak kurmuştuplottedkimselerthose whoonlardan önceki(ler)(were) fromonlardan öncebefore themfakat Allah'ındırbut for Allahtuzaklar(is) the plotbütünallbilirHe knowsnewhatkazandığınıearnshereverynefsinsoulve bileceklerdirand will knowkafirlerthe disbelieverskimin olacağınıfor whomsonunun(is) the finalbu yurdunthe home
🇹🇷 13:42 Onlardan öncekiler de hileler yapmışlardı. Fakat sonuçta bütün hileler(in cezası) Allah'a aittir. Her nefsin ne kazandığını O bilir. Bu dünyanın akıbetinin kime ait olduğunu kâfirler de yakında bilecekler.