size duyuruyorumI convey to youmesajlarınıMessagesRabbimin(of) my Lordve benand I amsizin içinto youbir öğütçüyüman adviser güvenilirtrustworthy
🇹🇷 7:68 "Size Rabbimin gönderdiği gerçekleri tebliğ ediyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğütçüyüm."
şaştınız mı?Do you wondersize gelmesinethatsize geldihas come to youbir Zikira remindertarafındanfromRabbinizyour Lordaracılığı ileonbir adama maniçinizdenamong yousizi uyarması içinthat he may warn youdüşünün kiAnd rememberne zaman kiwhensizi yaptıHe made youhakimlersuccessorssonrafromsonraafterkavminden(the) peopleNuh(of) Nuhve size verdiand increased youyaratılıştainboythe statureüstünlük güç'extensivelyhatırlayın kiSo rememberni'metlerini(the) BountiesAllah'ın(of) Allahumulur kiso that you maybaşarıya erersinizsucceed
🇹🇷 7:69 "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığı ile, size bir zikir gelmesine şaştınız mı? Düşünün ki (Allah) sizi, Nûh kavminden sonra, onların yerine hâkimler yaptı ve yaratılışta sizi onlardan üstün kıldı. Allah'ın nimetlerini hatırlayın ki, kurtuluşa eresiniz."
dediler kiThey saidsen bize mi geldin?Have you come to uskulluk etmemiz içinthat we (should) worshipAllah'aAllahtek olanAloneve bırakalım diyeand we forsakeşeyleriwhatolduklarıused totapıyorworshipatalarımızınour forefathers(haydi) bize getirThen bring usşeyiof whatbizi tehdidettiğinyou promise useğerifisenyou aredoğrulardanofdoğru söyleyenlerthe truthful
🇹🇷 7:70 Dediler ki: "Ya, demek sen tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi (bize) geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir!"
dedi kiHe saidartıkVerilyinmiştirhas fallensizeupon youRabbinizdenfromRabbinyour Lordbir pislikpunishmentve gazaband angerbenimle mi tartışıyorsunuz?Do you dispute with mehakkındaconcerningisimlernamesadlandırdığınızyou have named them sadece sizinyouve atalarınızınand your forefathersindirmediğiNotindirildi(has been) sent downAllah'ın(by) Allahonlar içinfor ithiçbiranydelilauthoritybekleyin öyle iseThen waitben deindeed, I amsizinle beraberwith youbekleyenlerdenimofbekleyenlerthe ones who wait
🇹🇷 7:71 (Hûd) dedi ki: "Artık size Rabbinizden bir azap ve bir hışım inmiştir. Haklarında Allah'ın hiç bir delil indirmediği, sadece sizin ve atalarınızın taktığı kuru isimler hususunda benimle tartışıyor musunuz? Bekleyin öyleyse, şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim!
O'nu kurtardıkSo We saved himve olanlarıand thoseO'nunla beraberwith himbir rahmetleby Mercybizdenfrom Usve kestikAnd We cut offkökünüthe rootskimselerin(of) those whoyalanlayan(ların)deniedayetlerimiziOur Signsveand notolanlarınthey wereinanmayacakbelievers
🇹🇷 7:72 Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.
veAnd toSemud(kavmin)e deThamudkardeşleri(We sent) their brotherSalih'i (gönderdik)Salihdedi kiHe saidEy kavmimO my peoplekulluk edinWorshipAllah'aAllahyokturnotsizinfor youhiçbiranytanrınızgodO'ndan başkaother than HimelbetteVerilysize geldihas come to youaçık delila clear prooftarafındanfromRabbinizyour Lordişte şuThisdevesi(is) a she-camelAllah'ın(of) Allahsize(it is) for youbir mu'cizedira Signbırakın onuSo you leave heryesin (içsin)(to) eatarzındanonyeryüzü(the) earthAllah'ın(of) Allahsakınand (do) notona dokundurmayıntouch herbir kötülükwith harmyoksa sizi yakalarlest seizes youbir azaba punishmentacıklıpainful
🇹🇷 7:73 Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azap yakalar."
Mahmoud Khalil Al-Husary