☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
(Allah) dediHe (will) saygirinEnterarasındaamongtoplulukları(the) nationsgeçen(who)gelip geçtipassed awaysizden öncefromsenden öncebefore youcinofcinlerthe jinnve insanand the meniçineinateşinthe FireherEvery timegirdiğindeenteredümmeta nationla'net ederit cursedyoldaşınaits sister (nation)nihayetuntilzamanwhenbirbiri ardındanthey had overtaken one anotheroradain ithepsi toplandığıalldediler ki(will) saysonrakiler(the) last of themöncekiler içinabout the first of themRabbimizOur Lordbunlarthesebizi saptırdılarmisled usbunlara verso give themazabpunishmentbir kat dahadoubleateştenofateşthe Fire(Allah) dediHe (will) sayhepsi için vardırFor eachbir kat fazla(is) a doubleancak[and] butsiz bilmezsiniznotbilirsinizyou know
🇹🇷 7:38 Allah onlara: "Sizden önce geçmiş cin ve insan topluluklarıyla beraber cehennem ateşine girin!" der. Cehenneme giren her ümmet kendi din kardeşine lanet eder. Nihayet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz! İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver". Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır, fakat siz bilemezsiniz".
dediler kiAnd (will) sayöncekiler(the) first of themsonrakilereto (the) last of themyokturThen notsizinissizin içinfor youbizeupon ushiçanyüstünlüğünüz;superiorityo halde siz de tadınso tasteazabıthe punishmentkarşılıkfor whatolduklarınızayou used tokazanıyorearn
🇹🇷 7:39 Öncekiler de sonrakilere derler ki: "Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur. O halde yaptıklarınızdan dolayı azabı tadın".
şüphesizIndeedkimselerthose whoyalanlayandeniedbizim ayetlerimiziOur Versesve kibirlenenlerand (were) arrogantonlaratowards themaçılmayacak(will) notaçılırbe openedonlarafor themkapıları(the) doorsgök(of) the heavenveand notonlar giremeyeceklerdirthey will entercenneteParadisekadaruntilgeçinceyepassesdevethe cameliçindenthroughdeliği(the) eyeiğne(of) the needleve işte böyleAnd thuscezalandırırızWe recompensesuçlularıthe criminals
🇹🇷 7:40 Bizim âyetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmaya tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara göğün kapıları açılmayacak ve deve (veya halat) iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte suçluları böyle cezalandırırız.
onlar için vardırFor themcehennemdenofcehennem(the) Hellbir döşek(is) a bedveand fromüstlerinde deover them(ateşten) örtülercoveringsişte böyleAnd thuscezalandırırızWe recompensezalimlerithe wrongdoers
🇹🇷 7:41 Onlara cehennemde ateşten bir yatak, üstlerine de (ateşten) örtüler vardır. Biz zalimleri işte böyle cezalandırırız.
ve kimselerBut those whoinananbelieveve yapanlarand doiyi işler[the] righteous deedsyüklemeyiznotyüklerizWe burdenhiç kimseyeany soulbaşkasınıexceptgücünün yettiğinden(to) its capacityişte onlarThosehalkıdır(are the) companionscennet(of) Paradiseonlartheyoradain itebedi kalacaklardır(will) abide forever
🇹🇷 7:42 İman edenler ve iyi amellerde bulunanlarki biz hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz işte onlar cennet ehlidir ve orada ebedî olarak kalacaklardır.
ve çıkarıp atmışızdırAnd We will removene varsawhateveriçinde(is) ingöğüsleritheir breastskindenofkinmaliceakmaktadırFlowsaltlarındanfromonların altındanunderneath themırmaklarthe riversve dedilerAnd they will sayhamdolsunAll the praiseAllah'a(is) for Allaho kithe One Wholutfedip bizi getirdiguided usburayato thisbizand notidikwe were(doğruyu) bulamazdıkto receive guidanceeğerif notbizi getirmeseydi[that]bize hidayet etmişti(had) guided usAllahAllahmuhakkakCertainlygetirmişlercameelçileriMessengersRabbimizin(of) our Lordgerçeğiwith the truthonlara seslenildiAnd they will be addressedişte size[that]buThiscennet(is) Paradiseo size miras verildiyou have been made to inherit itkarşılıkfor whatyaptıklarınızayou used toyapındo
🇹🇷 7:43 Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. "Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler." derler. Onlara şöyle seslenilir: "İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz".