☰ Sure görünümüne geç

Kelime: 🇹🇷 🇬🇧
Meal: 🇹🇷
Mahmoud Khalil Al-Husary
de kiSayhangiWhatşeythingdaha büyüktür(is) greatestşahidlik bakımından(as) a testimonyde kiSayAllahAllahşahiddir(is) Witnessbenimlebetween mesizin aranızdaand between youve vahyolunduand has been revealedbanato mebuthisKur'an[the] Quransizi uyarayımthat I may warn youonunlawith itve herkesiand whoeverulaştığıit reachessizDo you trulyşahidlik ediyor musunuz?testifygerçektenthatile beraberwithAllahAllahtanrılar olduğuna(there are) godsbaşkaotherde kiSayben şahidlik etmemNotşahitlik eder miyim(do) I testifyde kiSayancakOnlyOHeTanrıdır(is) Godtek birOneşüphesiz benand indeed, I amuzağımfreeşeylerdenof whatsizin ortak koştuğunuzyou associate (with Him)
🇹🇷 6:19 De ki: "Şahitlik yönünden hangi şey daha büyüktür?". De ki: "Allah, benimle sizin aranızda şahittir ve bana bu Kur'ân vahyolundu ki, onunla hem sizi, hem de sizden sonra kendisine ulaşan herkesi uyarayım. Allah'la beraber başka ilâhlar olduğuna siz gerçekten şahitlik eder misiniz?" De ki: "Ben buna şahitlik etmem". "O, ancak ve ancak bir tek ilâhtır ve gerçekten ben, sizin ortak tuttuğunuz şeylerden uzağım"de.
kendilerineThose (to) whomverdiklerimizWe have given themKitapthe Bookonu tanırlarthey recognize himgibiastanıdıklarıthey recognizeoğullarınıtheir sonskimselerThose whoziyana sokan(lar)lostkendilerinithemselvesonlarthen theyinanmazlar(do) notiman ederlerbelieve
🇹🇷 6:20 Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, Peygamber'i, kendi oğullarını bildikleri gibi, bilirler. Kendilerine yazık edenler var ya! İşte onlar iman etmezler.
ve kim olabilir?And whodaha zalim(is) more unjustedenlerdenthan (he) whoiftirainventskarşıagainstAllah'aAllahyalanıa lieya daoryalanlayandanrejectsO'nun ayetleriniHis SignsşüphesizIndeedkurtuluş yüzü görmezlernotkurtuluşa erecekwill be successfulzalimlerthe wrongdoers
🇹🇷 6:21 Allah'a iftira ederek yalan uydurandan veya âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Hiç şüphe yok ki zalimler kurtuluşa eremezler.
ve günAnd (the) DaytopladığımızWe will gather themhepsiniallsonrathendediğimizWe will saykimselereto those whoortak koşan(lara)associated others with Allahhani nerede?Where (are)ortaklarınızyour partnerskimselerthose whomolduğunuzyou used tozannetmekteclaim
🇹🇷 6:22 O gün hepsini mahşere toplayacağız. Sonra Allah'a ortak koşanlara: " Hani nerede o Allah'a ortak saydığınız ortaklarınız?" diyeceğiz.
sonraThenkalmadığınotolacakwill beonların çareleri(for) them a pleabaşkaexceptdemelerindenthatderlerthey sayAllah'a andolsun kiBy AllahRabbimizour Lordbiz değildiknotidikwe wereortak koşanlarthose who associated others (with Allah)
🇹🇷 6:23 Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah'a yemin ederiz ki, biz müşriklerden değildik" demekten başka bir özür bulamayacaklar.
bakLooknasılhowyalan söyledilerthey liedkarşıagainstkendilerinethemselvesve sapıp gittiAnd lostkendilerindenfrom themşeylerwhatolduklarıthey used touydurduruyor(lar)invent
🇹🇷 6:24 Bak, vicdanlarına karşı nasıl yalan söylediler! O uydurdukları putlar da kendilerinden kaybolup gitti.
içlerinden vardırAnd among themkimseler(are those) whodinleyenlistensenito youfakat biz koydukbut We have placedüstüneoverkalblerinintheir heartsperdelercoveringsonu anlamalarına engellestonu anlarlarthey understand itve içineand inkulaklarınıntheir earsağırlıkdeafnessve eğerAnd ifgörseler dethey seehereverymu'cizeyisignaslanotinanmazlarwill they believeonain ithattaUntilzamanwhensana geldiklerithey come to youseninle tartışırlarand argue with youderlersaykimselerthose whoinkar eden(ler)disbelievedbuNotbu(is) thisbaşka değildirbutmasallarından(the) taleseskilerin(of) the former (people)
🇹🇷 6:25 İçlerinden seni dinleyenler de vardır, fakat biz, onu anlamalarına engel olmak için kalblerinin üstüne örtüler, kulaklarının içine de ağırlık koyduk. Onlar, bütün delilleri görseler bile yine ona inanmazlar. Hatta sana geldiklerinde seninle tartışırlar. Ve o kâfirler: "Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir" derler.
ve onlarAnd theyhem menederlerforbid (others)ondanfrom ithem de uzak dururlarand they keep awayondanfrom itve böyleceAnd notmahvediyorlarthey destroyyalnızexceptkendilerinithemselvesdeğillerand notfarkındathey perceive
🇹🇷 6:26 Onlar, insanları Kur'ân'a iman etmekten menederler, hem de kendileri ondan uzak dururlar. Böylece yalnız kendilerini mahvediyorlar ama farkında değiller.
ve eğerAnd ifbir görsenyou (could) seeikenwhendurdurulmuşthey are made to standbaşındabyateşinthe Firedediklerinithen they (will) sayah! keşke bizOh! Would that wegeri döndürülseydikwere sent backveand notyalanlamasaydıkwe would denyayetlerini(the) SignsRabbimizin(of) our Lordve olsaydıkand we would beinananlardanamongmüminlerthe believers
🇹🇷 6:27 Onların, ateşin üzerinde durduruldukları zaman: "Ne olurdu dünyaya döndürülseydik, Rabb'imizin âyetlerini yalanlamasaydık da müminlerden olsaydık" dediklerini bir görsen!